Likör Fabrikası Arsası Kaynak : 21.10.1998 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Anımsayacağınız gibi Tekel Genel Müdürlüğü, Mecidiyeköy’de, Ali Sami Yen Stadyumu bitişiğindeki Likör Fabrikası arsasını açık artırma yoluyla satışa çıkarmıştı. 23 bin m2’lik arsa için, satışa çıkarırken biçtiği 70 milyon dolarlık değer çok yüksekti. Nitekim arsayı almak üzere girişimde bulunanların hiçbiri bu bedele yaklaşamadılar. Açık artırmaya katılanlar arasında en yüksek bedeli 41 milyon dolarla (yaklaşık 11,5 trilyon lira) Galatasaray Spor Kulübü önermişti.

Kanımca bu bedel bile, anılan arsa için çok yüksektir. Bu konudaki düşüncelerimi 10 Eylül günü bu sütunda yazmıştım. Son zamanlarda her şeyin alıcısı durumunda olan ve kaynaklarının sonsuzluğuyla tartışma odağı haline gelen Korkmaz Yiğit’in bu arsa için ilk aşamada kapalı zarfla çok daha düşük bir bedel önermiş olması, sonraki açık artırmaya hiç katılmaması bu görüşümü doğrular niteliktedir.

Galatasaray Spor Kulübü mevcut Stadın yerine yapmak istediği yeni tesisleri destekleyerek rahatlık getireceğini düşündüğü bu arsa için biraz fazla parayı gözden çıkarmış olabilir. Bu arsanın 41 milyon dolar etmeyeceğini bir kez daha söyleyelim.

İhaleyi izleyen günlerde, Tekel’in bağlı bulunduğu Devlet Bakanı Eyüp Aşık, anılan arsanın en yüksek bedeli öneren kurum olarak Galatasaray’a satılacağını söylemişti. Ancak Sayın Bakan, Alaattin Çakıcı’yla telefon görüşmelerini ve ilişkisini saptayan kasetlerin ortaya çıkmasıyla koltuğundan uzaklaşınca, arsanın Galatasaray’a satılması işi de suya düşmüş gibi görünüyor.

Konuya değişik bir gözle, bir İstanbullu olarak bakalım. Şehrin daha Şişli’de bittiği günlerde, 1930’lu yıllarda Tekel Likör Fabrikası Mecidiyeköy’de kurulmuş. Aradan geçen zamanda, İstanbul’un anormal büyümesine paralel

olarak Mecidiyeköy de şehrin yoğun merkezlerinden biri haline gelmiş. Doğal olarak, artık burada bir sanayi tesisine yer kalmamış. Şimdi Tekel bunun bilincinde olarak arsayı başka amaçla değerlendirmek, ekonomik avantaj sağlamak istiyor.

Arsanın imar durumu şu anda orada, bir iş ve alışveriş merkezine ve yaklaşık 140 bin m2’lik inşaata izin veriyor. Bu arsa için öngörülen inşaat emsali, İstanbul nâzım planının elverdiği en yüksek yoğunluktur. İşte, şehir için asıl felâket burada.. Başta İstanbul Belediyesi olmak üzere, Galatasaray’ın yapacağı spor tesislerine karşı çıkanlar, bu çok büyük yoğunluk karşısında acaba ne düşünüyorlar ? Zaten her bakımdan yoğun yapılaşma ve trafik baskısı altındaki Mecidiyeköy, Likör Fabrikası arsası üzerine yapılacak yoğun tesislerle ne hale gelecektir ? Böylesine bir yapılaşmaya herkes karşı çıkmalıdır.

İşin doğrusu, bu arsanın, yapacağı spor tesislerine eklenmek ve ferahlık sağlamak üzere Galatasaray Spor Kulübü’ne tahsis edilmesidir.

Bu yapılmayacaksa başka bir öneride bulunmak istiyorum. Tekel, yıllar önce yok pahasına satın aldığı ve kendisinin hiçbir katkısı olmaksızın değeri artan bu arsayı, park olarak düzenlenmek üzere İstanbul’a armağan etmeli. Bu örnek davranışıyla Tekel İstanbulluları mutlu edecektir. Ayrıca, yıllardan beri kullandıkları tütün ürünleriyle vergi ödeyen ve dumanla dolmuş ciğerleri yüzünden nefes darlığı çeken tiryakiler böylece Mecidiyeköy’den her geçişte derin bir nefes çekerek Tekel’e duacı olurlar. Bu parkın adını da önerebilirim. Bütün dünyada sigaraya karşı eylemlerin yoğunlaştığı bir dönemde Tekel’in bir “Meçhul Tiryaki Parkı”na önayak olması saygıyla anılacaktır.

e-posta : hasmim7@ibm.net