| Köprüden geçti barış! |
Kaynak :
13.07.2005 -
Cumhuriyet Gazetesi Gezi Eki
|
Yazdır
|
|
Mostar köprüsünün yeniden yapılıp açılışı sırasında oradaydım. Bosnalılar 1992 – 1995 arasında yaşadıkları cehennemin kötü izlerini üstlerinden atabilmiş değildi ve geleceğe dönük kuşkuları da sürüyordu. Tarihi köprü 9 Kasım 1993’te Hırvatların bombardımanı sonucu yıkılmıştı. Barışın sağlanmasından sonra köprü ve iki ucundaki kuleler Türkiye’nin de içinde bulunduğu uluslararası bir konsorsiyum tarafından eski şekline uygun olarak yeniden yapıldı. Özgün adıyla Stari Most yani “Eski Köprü”nün bu kez “Barış Köprüsü” olmasını diliyordu herkes.
|
Bosna’ da nüfusun çoğunluğu, Osmanlıların gelmesinden sonra Müslümanlığı benimseyen yerli halk ve Türk göçmenlerden oluşuyordu. İlk cami 1475’te yapıldı. 1557’de Mehmet Bey Karagöz’ün yörenin en güzel camisini, Karagözbey Camisi’ni yaptırmasının ardından, bu camiyle yarışmak üzere başka camiler yapıldı. Camileri çeşmeler, hamamlar, imaretler, hanlar, izledi. Mahalleler kuruldu. Mostar, Türklerin Avrupa’ da yarattığı bir kent haline geldi. Ne var ki Osmanlı döneminde inşa edilen 36 camiden bugün 14’ü ayakta. Bosna’nın geleceği Bizi Mostar’da Saraybosna’ya getiren şoför dertliydi. Başlarından geçenleri yol boyu anlatırken bir yandan da bugünkü sıkıntılarını ve geleceğe dönük kaygılarını dile getiriyordu. Özetle şöyle diyordu: “Evet, savaş bitti. Şimdi, yıkılanlar onarılıyor. Ancak ekonomik olarak çöktük. İşyeri yok, iş yok. Bir yerde iş yoksa hayat da yoktur. Bu bakımdan Hıristiyanlar bize göre daha iyi konumdalar. Batının desteğini alıyorlar. Hırvatların, Sırpların fabrikaları var, bizim yok. Ailede benden başka herkes işsiz. Bu nedenle oğlum evlenemiyor. Çoluk çocuğu olamayacak. Ortalığı karıştıranlar hep siyasetçiler. Benim oğlum 16 yaşında savaşa giderken başkanın oğlu aynı yaşta, İngiltere’ye okumaya gitti. Bugün benim oğlum işsiz, onun oğlunun işi var. Bu durumda herkes yurtdışına göç peşinde. Gençler Batı ve Kuzey Avrupa’ya gidiyorlar; burada yalnızca ak saçlılar kalıyor. Asimile etmek amacıyla Avrupalılar göçe kolaylık gösteriyorlar. Sayımız giderek azalıyor. Osmanlı’ dan kalan anıtların onarılması iyi, ancak cami fabrika yapmaz, fabrika cami yapar.” Saraybosna’ da görüştüğüm, üniversite çevresinden bir aydın da benzer görüşleri sıralıyordu: “Yaşanan, bir haçlı seferiydi, Camileri bombalamakla kalmadılar, bizi kurşunladılar Müslüman’ız diye. Evet camiler yeniden yapıldı, ama endüstri tesislerimiz yok oldu; kısacası fakirleştik. Savaş öncesinde ekonomimiz Avrupa ortalaması düzeyindeydi, bugün onun çok altında. Tek tesellimiz hayatta kalabilmek oldu.” Yeniden yapılan Mostar köprüsü için herkesin dileği “Barış Köprüsü” olması… |

