| Ligde Sona Doğru |
Kaynak :
25.04.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Birinci futbol liginde çok hareketli, ilginç olaylarla dolu bir haftayı geride bıraktık. Şampiyonluk için nefes nefese bir yarış sürüyor. Gelelim şampiyon adaylarının maçlarına.. Beşiktaş, rakiplerin yitirdikleri puanlarla hiç beklemediği bir fırsat yakalamıştı; yararlanamadı. Cuma akşamı Samsunspor karşısında aldığı beraberlik Beşiktaş’ı yeniden yarıştan koparmışa benziyor. Aslında takım, bu sezon şampiyonluk kıvamında da görünmüyor. Cumartesi akşamı Fenerbahçe, Gaziantepspor’u Kadıköy’de konuk etti. Geçen hafta da yazdığım gibi, dokuz yabancısıyla “takım” olmakta zorlanan Fenerbahçe, Ogün’ün de sakatlanıp oyundan çıkmasıyla dağıldı ve birinci devreyi 3-0 yenik kapadı. İlk yarıda Gaziantep canlı, istekli, becerili iyi bir oyun çıkarmıştı. İkinci yarıda durum değişti; Gaziantepspor’un, gücünü 90 dakikaya yayamadığı görüldü. Ayrıca, Fenerbahçe taraftarının, ikinci yarı başındaki inanılmaz tezahüratı takıma büyük moral desteği verdi. Buna, maç sonrası tartışmalara neden olan stat hoparlörü desteği de eklenince takım nihayet, kendi stadında olduğunu anladı ve iyi günündeki bir Fenerbahçe gibi oynamaya başladı. Sonuç : Fenerbahçe 4 – Gaziantepspor 3. Bu maç, futbol karşılaşmasının 90 dakika olduğunu ve 12. oyuncu sayılan taraftarın desteğinin başarıdaki önemli rolünü bir kez daha ortaya koydu. Böylece, Fenerbahçe seyircisi hoşgörü ve sabrıyla takımına verdiği gücün, sağladığı katkının ödülünü aldı. Öte yandan, Gaziantepspor, bu maçta, gücünü oyunun tümüne yayamadığını ve şampiyonluğa henüz hazır olmadığını gösterdi. |
Gelelim Pazar akşamı oynanan Çaykur Rizespor – Galatasaray maçına.. Galatasaray, canlı oyunuyla Avrupa Şampiyonlar ligini geride bırakıp Türkiye ligine döndüğünü gösterdi. Her zamankinin aksine, bu kez oyuncular hakemle didişmediler. Serkan – Arif ikilisi son vuruşlarda biraz daha becerikli olsalardı, fark çok daha büyük olabilirdi. Ancak her ikisi de sanki iki gollü farka razıymış gibi oynadılar. Başarılıydılar; durgun Jardel’i aratmadılar, gelecek maçlar için umut verdiler ama Galatasaray’ın, şu anda averaja gereksinmesi olduğunu unutmuş gibiydiler.
Gelinen noktada, şampiyonluk yarışı Galatasaray’la Fenerbahçe arasında sürecek gibi görünüyor. Kritik maçlar, Trabzonspor-Fenerbahçe, Gaziantepspor-Galatasaray ve çok doğal ki Fenerbahçe – Galatasaray. Düğümü bu maçlar çözer. Bir iki söz de, spor etiği ve evsahipliği üzerine.. Şükrü Saraçoğlu stadı hoparlörleriyle yapılan amigo tezahüratı “fair play”e ve yürürlükteki kurallara ne kadar uygundu acaba ? Yine aynı şekilde, Rize’de, 3 milyon liralık maç biletilerini konuk seyircilere 10 milyona satmak, sonra da onların bulunduğu tribünün önüne, görüşü engelleyecek şekilde itfaiye aracı ve ambulans yerleştirmek.. Koskoca itfaiye aracı başka yer bulunamadığı için, masum niyetle mi oraya konuşlandırılmıştı ? Şeref tribününde, Rize kökenli Galatasaraylılara yapılan saldırı hoşgörüye sığar mıydı ? Ya maç sonrasında Galatasaraylı sporcuların otobüsünü taşlayıp camlarını kırmak Rize’nin bilinen konukseverliğiyle ne denli bağdaşıyordu ? Hani bir fincan çayın kırk yıl hatırı vardı ? |

