| Ligin İlk Yarısına Bir Bakış |
Kaynak :
25.12.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Süper ligde sezonun ilk yarısı sona erdi. Futbol takımlarının durumlarına ve olaylara kısaca bir göz atalım. Sezonun en iyi görüntü veren takımı Beşiktaş’tı. 100. yıl kutlamalarına yaraşır bir görüntü oldu bu. Başarısını daha önce Galatasaray’da kanıtlamış olan antrenör Mircea Lucescu tutarlı yönetimiyle Beşiktaş kadrosunu kaynaştırarak gerçek bir takım oluşturdu. Bu sayede ligde ilk yarıyı lider konumunda bitirdiler, hem Türkiye Kupası’nda, hem de UEFA’da yollarına devam ediyorlar. Sezona yeni bir yönetimle ve bu yönetimin deyişiyle, “gönüllerdeki teknik direktör” Fatih Terim’le başlayan Galatasaray özellikle dışta umduğunu bulamadı. Kolay bir grupta yer almasına karşın, Şampiyonlar liginin birinci aşamasında elendi. Takım ligde de taraftarları mutlu eder düzeyde görünmedi. Transfer edilen yabancılar bekleneni vermezken, sağlık sorunları, sakatlıklar birbirini kovaladı. Takım kurulmasını bile zorlaştıran bunca sakatlığın, görevden ayrılan Dr. Burhan Uslu’nun yerini alan sağlık ekibinin performansıyla ilgili olup olmadığının sorgulanması yararlı olabilir. Takımın Türkiye Kupası’nda yoluna devam etmesi ve ligde ikinci konumda bulunması teselli gerekçeleri olabilir. Galatasaray’ın Avrupa Şampiyonlar Ligi’nden çok erken elenmesi Kulübün hiç kuşkusuz malî -ticari programlarını da etkiledi. Buna bağlı olmamakla birlikte stat yatırımının hâlâ askıda kalması ve Florya dışındaki tesislerin bugünkü kötü durumu Yönetimin eleştiriye açık noktaları haline gelmek üzere. Fenerbahçe, bu sezon da yıllardan beri yaşadığı sıkıntıların benzerlerini yaşadı : “Yıldızlar takımı”, bir türlü “takım” olamadı. Ortega’nın gelişinde yaratılan tantana başta Revivo olmak üzere takımın öteki oyuncularını olumsuz yönde etkiledi. Galatasaray’ın vaktiyle, Kosecki, geçen yıllarda da Jardel ile yaşadığı durumların benzerlerini bu kez Fenerbahçe yaşadı. Ortega tutunamadı, takım toparlanamadı, huzursuzluklar su yüzüne çıktı. Sonuçta Ortega’nın durumu belirsiz, Revivo Fenerbahçe’den kopmak üzere… |
Ligde Galatasaray karşısında tarihi bir galibiyet alan Fenerbahçe, girdiği havadan kurtulamayınca, Panathinaikos yenilgisiyle UEFA Kupası’ndan çok erken elendi. Bu sürprizi bir başkası izledi : Konya yenilgisiyle de Türkiye Kupasına veda etti. Ligde ise şu anda hiç de parlak olmayan bir noktada bulunuyor. Başarısız sonuçlar antrenör Lorant’ın başını yedi. Tarih tekerrür etti, Fenerbahçe sezon ortasında yine antrenör değiştirmek zorunda kaldı.
Trabzonspor kötü başladı; iyi toparlandı. Yönetimin kısa bir süre önce yapılan Genel Kurulda güven tazelemiş olması ikinci yarıya daha umutla bakılması için bir artı puan olabilir. Trabzon’un tersine G.Antepspor iyi başladı, sonradan yavaşladı. Ligin öteki takımları arasında bence en dikkate değer olanı Denizlispor. Denizli, bu sezon UEFA’da yoluna devam ederek 4. tura yükselebilen ikinci Türk takımı. Lorient, Sparta Prag ve Lyon karşısında aldığı sonuçlar dolayısıyla şimdiden kocaman bir “bravo”yu haketmiş durumda. Ayrıca, Beşiktaş’la oynadığı maçta Türkiye Kupası’ndan hakem hatasıyla elenmesi karşısında yönetimin, antrenörün, seyircilerin gösterdikleri olgunluk nedeniyle Denizlispor, basit bir övgüyle avutulmamalı, hak ettiği şekilde ödüllendirilmeli. Başarılı takımlardan biri de ilk yarıyı üçüncü sırada kapatan, üstelik hiçbir takımın ulaşamadığı +27’lik gol averajıyla Gençlerbirliği. İlhan Cavcav’ın tutarlı yönetimiyle Gençlerbirliği, öteki bütün kulüplere örnek olmalı. Hakem hataları bu sezona damgasını vurdu. Hakemler hata yaptıkça daha çok eleştiriliyorlar, eleştirildikçe de hataları artıyor. Dünya Kupası’nda ulusal takımımız üçüncülük koltuğuna yerleşirken kupada hiçbir hakemimizin yer almayışı, üzerinde durulması gereken önemli bir noktadır. Hakemlik kurumunun iyileştirilmesi için Futbol Federasyonunun daha çok çaba göstermesi gerekiyor. |

