Lyon Mimarlık Okulu Üzerine Kaynak : 01.06.1990 - Yapı Dergisi - 103 | Yazdır

Lyon Mimarlık Okulu’nun, özgün adıyla Ecole d’Architecture de Lyon’un yeni binası Fransa’nın Rhône bölgesinde Vaulx-en-Velin- de inşa edilmiş. Okulun tarihçesi eskilere dayanıyor: yüzyılın başlarında Ulusal Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’na bağlı olarak kurulmuş, 40 yıla yakın bir süre de ünlü mimar Tony Garnier’nin yönetiminde eğitim çalışmalarını sürdürmüş.
Okulun, bu yörede daha önce kurulmuş olan Devlet İnşaat Mühendisliği Okulu kampüsü içinde yer almasına karar verilince mimarlık çevrelerinden itiraz sesleri yükselmiş: “mimarlık okulunun, bir inşaat mühendisliği okulunun hemen yanıbaşına yerleştirilmesi, özgün sanat yaratıcılığına gem vuracaktır” gibilerinden..
Binayı yarışmaya çıkaran ve yaptıran Fransa Bayındırlık, İskân ve Ulaştırma (Taşıma) Bakanlığı’nın (1) öngördüğü program 450 öğrenci için bir öğretim bölümü ile buna bağlı bir yönetim bölümünden oluşuyor.
Öğretim Bölümü: derslikler, laboratuvarlar, işlikler, kitaplık, öğrenci kantini, ki buna sonradan “sanat kahvesi” adı verilmiş.
Yönetim Bölümü: yönetim ve öğretim kadrosu büroları, toplantı salonu, depolar, vb.
Alan: 9500 m² kapalı + 1000 m² üstü örtülü, ayrıca dışta 4500 m² lik düzenlenmiş alan.
Maliyet: 1985 yılı fiyatlarıyla 31,2 milyon FF, 1987 fiyatlarıyla KDV ve öteki vergiler dahil olmak üzere 4000.- FF/m²

Adı geçen bakanlık 1981 yılında yarışma açmış, 1985 Eylül’ünde inşaata başlanmış, 1987 Mayıs’ında yapı kullanılmaya hazır duruma gelmiş. Yapı iki yıldan beri kullanılıyor.
Ünlü mimar Mario Botta da aralarında olmak üzere dokuz mimarlık grubunun çağırıldığı sınırlı yarışmayı, bürolarını 1980’de, yani bir yıl önce kurmuş olan genç mimar çift
Françoise-Hélène Jourda ile Gilles Perraudin kazanmışlar. Botta’nın yarışmaya katılmaktan vazgeçmesi nedeniyle katılan proje sayısı 8. Yarışmayı kazandıklarında Jourda 25, Perraudin ise 31 yaşında. İkisi de aynı okulun, Lyon Mimarlık Okulu’nun mezunu. Perraudin daha önce Lyon Mühendislik Okulu’nu da bitirmiş.
Mimar çiftin başka yarışmalarda da başarıları var. Avrupa Edilgen Güneş Enerjisi Fikir Yarışmasında birincilik, 1986′ da Yeni Delhi’ deki Indira Gandi Ulusal Sanat Merkezi yarışmasında üçüncülük..
Mimarların, Lyon Mimarlık Okulu yarışmasına sundukları çözüm çok sade: verilen programa uygun olarak, bir iç sokağın iki yanında yer alan derslikler, laboratuvarlar, proje işliklerinden oluşan öğretim bölümü ile, iç sokağın bir ucundaki bir meydanın çevresine dizilen yönetim + eğitim kadrosu bürolarından oluşan bölüm. Birincisi, planda, bir dikdörtgen, ikincisi ise bir yarım daire.
Öğretim bölümü, tepeden doğal olarak aydınlanan bu iç sokağın iki yanında ekose denilebilecek bir düzende uzanan ve iki kata yayılan hacimlerden oluşuyor. Altta yani giriş katında batıda derslikler, doğuda laboratuvarlar, merkezî noktada bir buluşma yeri olarak kantin (sanat kahvesi), bunun hemen karşısında kitaplık.. Kantin, öğrenci birliği bölümüne bir rampayla bağlanıyor. Kitaplıkta ise okuma bölümü bodrumda, giriş katından da görülecek saydamlıkta düzenlenmiş. Aslında, ilk programda kitaplık düşünülmemiş ve öğrencilerin mühendislik okulu kitaplığından yararlanacakları varsayılmış. Bu nedenle burada, bodrumda yer alan okuma bölümüyle 10 bin kitabın yer aldığı açık raf sisteminde bir sıkışıklık var.

Sokak, ayrıca binanın iki yönlü açılışını da belirliyor. Bir yanda kentsel etkinlikleri de kapsayabilecek açık bir ön alanla M.Audin sokağına bağlanıyor. Öteki yanda ise Sanat Kahvesinin ve laboratuvarların uzantısı olan ve üzeri polyester ipliğiyle dokunmuş bir örtüyle örtülebilen, anfi şeklindeki bir avlu ile kampüse açılıyor.
Öğretim bloğunun bu şekilde düzenlenmesini Architectural Review etkili bir biçimde “Lyons on two levels” (iki düzeyde Lyon) başlığıyla vermişti.
Yapım sistemi bakımından alt kat olabildiğince kalın, ağır, megalitik bir yapıdan oluşuyor. Ağır görünüşlü bir betonarme yapı.. Ancak bütün öğelerin, kolonların, kirişlerin içleri boşaltılmış, bu boşluklardan elektrik de içinde olmak üzere bütün tesisatın geçirilmesi için yararlanılmış. Giriş katındaki bu ağır yapıya karşılık, üstte, proje işliklerinin yer aldığı bölüm son derece hafif ve saydam. Bu bölümde kullanılan gereçler, tutkallı-tabakalı (dolu) ahşap dikmeler-kirişler-yanlamalar ile, öğrencilerin görgü-bilgi alışverişine olanak vermek üzere saydamlığı sağlayan cam. Tutkallı-tabakalı ahşap öğeler, yani dikmeler, kirişler, eğik öğeler hep aynı kesitlere sahip.. Bunlar, özel olarak burası için tasarlanıp geliştirilmiş çelik döküm parçalar ve çelik gergilerle, ama hep büyük bir ayrıntı duyarlılığıyla birleştirilmiş. Tam bir standartlaşma.. Dış ve içteki cam cepheler ise doğramasız olarak, yalnızca silikonla yapıştırılarak uygulanmış. Açılan havalandırma kanatlarının da yine doğraması yok. Ünlü mimar Norman Foster bu ayrıntıları “Detaylar o denli işlenmiş, o denli şiirsel ki” diye tanımlıyor.
Zeminde, doğuda yer alan laboratuvarlar (plastik sanatlar, sinema – video, bilgisayar vb.) düz tavanla, batıdaki derslikler ve kitaplık ise betonarme kemerler arasına gelen alçı tonozlarla örtülmüş. Prefabrike betonarme kemerler cepheye de yansıtılmış.
Böylece, alttaki ağır sistemle, üstteki hafif ve saydam yapı tam bir karşıtlık oluşturuyor.

Öğretim bloğundaki iç sokak, uçta, öğretim faaliyetlerinin örgütlendiği yönetim ve öğretim elemanları bloğuyla sonuçlanıyor. Jourda ve Perraudin’e göre, öğrencilerin yoğun olarak yer aldığı öğretim bloğu gövdeyi, yönetim bloğu ise kafayı oluşturuyor. Gerçekten de bu ikinci blok birinciye bir kafa gibi, bir mafsalla bağlanıyor. Ana giriş her ikisinin arasında, mafsalda yer alıyor ve öğrenci girişlerinin sadeliği ile bir karşıtlık oluşturuyor.


Yönetim bloğu, yarım daire biçimindeki bir iç avlunun, bir meydanın çevresinde katlar halinde yer alan, dışa kapalı, içe dönük hacimlerden meydana geliyor. Zemini merkeze doğru yükselip kenarlara doğru, hafifçe düşen meydan, bir buluşma – dağılma odağı gibi.. Zaman zaman kültürel etkinlikler de burada yer alıyor. Bu avlunun üzerinde silikonla yapıştırılmış sentetik camlardan (polikarbonat) oluşan saydam bir örtü bulunuyor. Örtünün eğimi % 1.
Jourda-Perraudin yapının her öğesini ayrıntısına değin çizerken, kimi teknik konuların çözümünde uzman mühendislerin danışmanlığına başvurmaktan da geri kalmamışlar. Proje işliklerindeki tabakalı ahşap strüktür öğeleri ile bunları birleştiren çelik parçalar ve gergiler konusunda ünlü strüktür mühendisi Peter Rice ile, cam işlevi ve güneşkırıcı örtüler konusunda da Michel Quost ile işbirliği yapmışlar.
Mimarlar aynı duyarlılığı mobilyalar için de göstermişler. Mobilyalar için daha önce ayrılmış olan 8 milyon franklık (yaklaşık 1,5 milyon dolar) bütçe kısıtlanınca Jourda ve Perraudin çok ince ayrıntılara inen, daha ekonomik çözümler geliştirmeye yönelmişler; ancak yine parasal güçlükler nedeniyle işveren idarenin isteği doğrultusunda, mobilyaların çok büyük bölümünü kataloglardan seçmek zorunda kalmışlar.
Okulda, merkezî ısıtma sistemi var. Isıtma, kentin merkezî sisteminden sağlanıyor. Ayrıca kent ısıtmasının çalıştırılmadığı ara mevsimlerde, ısı pompasından yararlanılıyor. Havalandırma, açılan pencere kanatlarıyla doğal yoldan sağlanmaya çalışılıyor. Ancak cephelerde alınmış olan güneşkırıcı tente önlemleri, iç sokağın üzerinde düşünülmediği için yaz aylarında sıcaklık kontrolü yeterli olamıyor.
Yapı; açık seçik sadeliği, kesinliği ve bütünlüğüyle, mimarlar için yarattığı mimarca ortamıyla dikkati çekiyor. Beton, ahşap ve camdan oluşan ustalıklı yapısıyla, kemerleri tonozları, asma germe güneşkırıcı örtüleri, plastik değeri de gözardı edilemeyecek hava kanalları ve etkileyici iç mekânıyla öğrencilere neredeyse ilk mimarlık dersini özgün örnekleriyle verir gibi… En küçük ayrıntıların bile gözardı edilmediği, inceden inceye düşünüldüğü bina, bugünkü Fransız mimarlığının “yapı ile mimariyi” bağdaştıran en iyi örneklerinden biri olarak tanımlanıyor. Norman Foster, Lyon Mimarlık Okulu için “günümüzde, ayrıntıda mükemmelci bir kaygıyla planda ve kesitte sağlanan bu berraklığa çok az projede rastlanabilir” diyor ve “modern mimarlığın, çağdaş gerekliliklere yanıt vermekte yetersiz kaldığını ileri sürmeyi meslek haline getirmiş kişilere” bu yapıyı görmelerini salık veriyor.

Lyon Mimarlık Okulu’nu ilkin Aralık 1989’da, sonra da geçtiğimiz Mayıs ayı içinde yani birkaç hafta önce yeniden gezmek olanağını buldum. Ziyaretlerimin doğal olarak, Foster’in önerisiyle ilgisi yoktu. Lyon Mimarlık Okulu, Bernard Zehrfuss’un ” Gallo – Romen Uygarlığı Müzesi” ve Mario Botta’nın bir kültür merkezi olan “Kitap, Görüntü ve Ses Evi” ile birlikte Lyon yöresinin, çağdaş mimarlığı en iyi anlatan yapılarından biri sayılıyor.
Yapıyı gezdirirken okulun yöneticisi M. Prat’nın büyük gurur duyduğu belliydi. Burada mesleğe hazırlanan 500 kadar öğrenci ile yönetim ve öğretim kadrosunun (2), yapıyla ilişkili ortak bir mutluluğu paylaştıklarını dile getiriyordu. “Yapının kusurları?” diye sordum. “Önce kalitelerinden söz etmek gerekir” dedi kısaca.. Sonra da “madem ki istiyorsunuz” der gibi ekledi: “Küçük grupların çalışması için 6-7 kişilik salonlar programa alınmamış; bir de ısı kontrolü yetersiz. “Ünlü karşılaştırma aklıma geldi. Bir ip cambazı geçerken, Avrupalılar” nasıl geçecek acaba?” diye bakarlarmış; biz ise hep “nasıl düşecek” diye.
Yapının üstün nitelikleri özellikle yabancı öğrenciler üzerinde etkileyici bir tercih nedeni olmuş. İngiliz, Alman, İtalyan öğrencilerden Fransa’da okumak isteyenler Lyon’u tercih eder olmuşlar. Fransız öğrenciler için zaten, yüksek öğretimin eşiğinde sıkışıklık var. Lyon Mimarlık Okulu her yıl 500 başvuru arasından ancak 100’üne girme olanağı sağlayabiliyor.
YAPI’nın bu sayısında Türkiye’deki mimarlık okullarının öğretim kadroları bakımından içinde bulundukları yetersiz durumu sayısal verilerle ortaya koymaya çalıştık. Yetiştiği fiziksel ortamın, mimarın oluşumuna katkılarının ne denli önemli olduğunu düşünerek, başarılı Lyon Mimarlık Okulu’nun, konuya bir kez de bu açıdan eğilebilmemiz için yararlı bir örnek oluşturacağına inanıyoruz.

(1) Fransa’da 22’si resmi, 2’si özel olmak üzere toplam 24 mimarlık okulu var. Mimarlık eğitimi üniversitelere değil de bakanlığa bağlı.
(2) Öğretim kadrosu 3’ü süreli, 30’u sözleşmeli olmak üzere 33 öğretim elemanından oluşuyor. Ayrıca öğretim görevlisi olarak zaman zaman öğretime katılan 70 kişilik bir grup var. Bir öğretim elemanına en çok 15 öğrenci düşüyor. Öğretimde ilke olarak atelye sistemine karşılar, bir öğrenci okulu bitirinceye dek en az 20 hocayla çalışıyor.