Mimarinin Şiiri, Şiirin Mimarisi… Kaynak : 24.05.2009 - "Cengiz Bektaş Mavi Yolculukta 75 Yıl" broşürü TMMOB Mimarlar Odası | Yazdır

Kimi insanlar ayrıcalıklı doğarlar. Cengiz Bektaş da onlardan biridir: iyi yazar, iyi çizer. Şiir yazar; çizgisi de şiir gibidir. Mimarisinin şiiri, şiirin mimarisi vardır. Sevdiği deyişle, “Ozan-Mimar”dır Cengiz Bektaş.
1960’lı yıllarda tanıştığımızda Ankara’daydı. Daha o tarihlerde ünlüydü. Türk Dil Kurumu’nun Atatürk Bulvarı üzerindeki binasını yapmıştı; başka yapıları da vardı. Mimarlık ve yazı alanında art arda ödüller kazanıyordu.
Yıllar geçti… Cengiz, İstanbullu, bir bakıma Kuzguncuklu oldu. İstanbul’un pek çok semti, aldığı göçle kimliğini yitirip çökerken Kuzguncuk, orada yaşayanlara aşılanan “koruma” bilinciyle yeni bir ışıltıya kavuştu. Bu gelişmenin ardında Cengiz Beştaş vardı. “Kuzguncuk” dendiğinde ilkin Cengiz Bektaş adının anımsanması bu nedenledir. Sonraları aynı yaratıcı çaba İstanbul dışına, Güre’ye ve başka yerlere uzandı.
Cengiz, mimarlık ve yazın alanındaki parlak çizgisini, toplumsal sorumluluklarla hep iç içe sürdürdü. Yaşadıkça sürdüreceğinden kimsenin kuşkusu olmasın.
Cengiz Beştaş çok yaşasın… “Cengiz”ler çoğalsın!