Yoz Kafalar Sporda Kadına Karşı Kaynak : 28.05.2009 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Yer Konya… Yerel seçimler yapılmış… Meram’ın yeni belediye başkanının ilk işi belediyenin bayan voleybol şubesini yok etmek olmuş. Sporcular ve aileleri, başkanın maçlarda şort giyilmesini eleştirerek takımları kapattığını öne sürüyorlar. Başkan ise, kapatma gerekçesinin ekonomik olduğunu, belediyenin asli işlerini yapamazken voleybola para ayıramayacağını belirterek, “Belediye spor kulübünde çeşitli branşlarda 4500 lisanslı sporcu var” demiş. Onların faaliyetleri sürüyormuş.

Kulüp bünyesinde bunca sporcunun varlığı sorunun parasal olmadığını açıkça ortaya koymuyor mu? Sorun herhalde bayan voleybolcuların Uluslararası Voleybol Federasyonu’nca (FIVB) belirlenmiş giyim-kuşamından kaynaklanıyor olmalı. Uluslararası kurallara göre belirlenmiş spor giyimlerinin dışına çıkmak olanağı yok; sporun kurallarını çağdaş dünya belirliyor. Anlaşılan, reis (!) kızları örtemeyince, takımı ve etkinliği kapamak yolunu seçmiş. Gazete haberine göre şu anda 80 bayan voleybolcu etkisiz hale getirilip belediye kulübünün kapısına konmuş durumda.

Bir başka haber Suudi Arabistan’dan: Kadınlar oy verecek ama spor yapamayacak. “The Guardian’ın haberine göre, bir Suudi hükümet yetkilisi, kadınlara yerel seçimlerde oy kullanma hakkı verilebileceğini söylemiş. Ancak kadınlar seçimlerde aday olamayacaklar. Krallık genelindeyse, kadınların hareket alanını kısıtlama çalışmaları devam ediyor. Hükümet, son olarak sadece kadınların girebildiği özel spor salonlarına lisans vermeme kararı aldı. Lisans alamayan spor salonları kapatılacak. Evlerinden başka spor yapacak yer bulamayan kadınlar tepkili. Din adamları, spor salonlarını “edepsizlikle” suçluyor.” (Milliyet 28.4.2009)

Demek ki sorun yalnızca belediye başkanlarının değil din adamlarının da sorunuymuş.

Yine Suudi Arabistan kaynaklı başka bir gazete haberine göre, kadınların özgürlük alanının kısıtlandığı Suudi Arabistan’da bir kadın basketbol takımı tabuları yıkmaya çalışıyormuş (Milliyet, 18.5.2009). Haber şöyle: “Cidde’de geçen yıl kurulan, elleri ve yüzleri dışında tüm vücutlarını örten formalar giyen ve tamamı kadınlardan oluşan “Jeddah United” takımı, basketbol sporunun bile sıra dışı bulunduğu ülkede, kadın basketbol takımı kurarak bir ilke imza attı. Erkeklerin alınmadığı bir sahada, haftada dört kez antrenman yapan takımın kaptanı Lina el-Maina, Arab News gazetesine konuşmuş.

Maina, eşiyle ABD’de öğrenim görürken basketbol oynadığını, ülkesine döndükten sonra bunu gerçekleştirme fırsatı bulamadığını belirtmiş. Okullarda kadınların rekabetçi oyunlara katılmasına izin verilmediğinin, okul dışında ise spor için özel bir alan bulunmadığının altını çizen Maina, “İşimiz çok zor, ancak öncüyüz. Suudi kadınlara, spor faaliyetlerinde yer almaları gerektiği mesajını vermeye çabalıyoruz. Dinimiz de inananların sağlıklı olmasını ister” demiş.

İşte Konya-Meram’daki durum, işte Suudi Arabistan’daki… Her ikisi de, zorbalığa varan erkek egemenliğinde kadınları ikinci sınıf insan sayan yoz kafaların ürünü. Aradaki fark, Suud’da kadınlar biraz özgürlük ve spor yapabilmek için kuralları ve yönetimleri zorluyorlar; bizde ise yöneticiler, özgürlükleri yok etmek üzere kadınları ve kuralları.