Naklen Yayınlar ve Havuzda Fırtına Kaynak : 17.04.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Futbol maçlarının televizyondaki naklen yayın gelirinin Federasyonda toplanıp belli oranlar içinde kulüplere paylaştırılması, “havuz sistemi” olarak adlandırılıyor.

Şimdi havuzda fırtına var. Fırtına Fenerbahçe’den kaynaklanıyor gibi görünse de aslında sorun, kulüpler arasındaki çatışmadan çok, TV kuruluşları arasındaki çıkar çatışmasına dayanıyor.

1990’dan başlayarak, arz-talep dengesi içinde bazı kulüpler, değişik TV kanallarıyla sözleşmeler imzalamışlardı. Küçük kulüpler de, ciddi bir parasal kaynak oluşturan bu pastadan payalmak isteyince, Federasyon, yasanın kendisine verdiği yetkiye dayanarak bu işi düzene koyup tek elden yürütmek yolunu seçti ve naklen yayın hakkını vermek üzere bir ihale açtı. Ancak TV kuruluşları -ne düşündületse- kendi aralarında. adına centilmenlik anlaşması dedikleri bir anlaşmayla ihaleye katılmama kararı aldılar. CINE 5 bu anlaşmayı delerek son anda verdiği öneriyle ihaleyi kazandı. Bu olay karşısında öteki televizyon kuruluşları kıyameti kopardılarsa da iş işten geçmişti. Ancak çekişmeler haıa sürüyor.

CINE 5, 1996-97 futbol sezonundaki maç yayınları karşılığında “havuza 40 milyon dolar ödeyecek, bu rakam, izleyen sezonlarda 45 ve 50 milyon dolara yükselecekti. Federasyon bu paraları, saptadığı bazı kıstaslara göre kulüplere bölüştürecekti. Yüzde 4Tsi 1. Ligdeki kulüplere eşit olarak, yüzde 10’u bu kulüplerin liglere katılma katsayılarına göre, yine yüzde 10’u bu liglerdeki şampiyonluklara göre, yüzde 30’u performans katsayılarına göre dağıtılacak, kalan yüzde 3 ise 2. ve 3. Lig kulüplerine bölüştürülecekti. Havuz sisteminde Galatasaray, Fenerbahçe ve

Beşiktaş’a düşen paylar, daha önce CINE 5’le yaptıkları anlaşmanın altında kalıyordu, ancak CINE 5, aradaki farkı, anılan kulüplere ayrıca ödemeyi kabul ettiği için bir sorun kalmamıştı.

Federasyon’un yaptığı anlaşmayı, interstar’ın kardeş kuruluşu Istanbulspor A.Ş. dışındaki bütün 1. Lig kulüpleri kabul ettiler. Imzalamasalar da uygulamasına katıldıkları için kabul etmiş oldular ve havuz sistemi böylece yürürlüğe girmiş oldu. Eskiden CINE 5’le anlaşması olan kulüpler, bu anlaşmaları bitince, yine CINE 5’le, bu kez havuz anlaşmasına atıfta bulunan yeni uzatma anlaşmaları imzaladılar. İşler bu şekilde bir düzene girmişken, Fenerbahçe’nin interstar’la yeni bir anlaşma imzaladığını ve havuz sisteminden ayrılacağını bildirmesi, fırtınanın ilk işareti oldu.

Federasyon’un Bursa’da düzenlediği uzlaşma toplantısında Galatasaray ve Beşiktaş’ın da Fenerbahçe’yle paralel tavır benimsemeleri fırtınayı kopardı. Aslında kopan fırtına bir bardak suda koparılan fırtınaydı. Bazı yöneticilerin, gündemde kalma ya da gündem değiştirme çabalarına anılan kulüpler akılalmaz şekilde destek vermiş oluyorlardı. Yasaya göre yetki Federasyondaydı, Federasyonun izin vermediği hiçbir yayın yapılamazdı. Öte yandan ortada, imzalanmış geçerli sözleşmeler vardı. Kavga çıkaran kulüpterin. Federasyon yönetimini zorlasalar da, 260 üyeli Federasyon Genel Kurulu’nu ikna edebileceklerini hiç sanmıyorum. Sonuç yine gelip, tehlikeli “istanbul-Anadolu” çekişmesine dayanacaktır.

Yayın kuruluşları arasındaki ticari rekabetin ve yapay gündemlerin yarattığı yersiz fırtınalarla spor ortamını bulandırmayalım.