Parasal Kaynağı Sporla Yaratmak Kaynak : 24.04.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kulüplerimizin en büyük sorunu parasal kaynak sorunudur. Bu, küçük büyük bütün kulüpler için geçerlidir. Gelirler giderleri karşılamadığı için de sorun giderek büyümektedir.

Futbolun gelirleri vardır, ancak giderlerini karşılamaz. Basketbol, voleybol dahil öteki spor dallarının gelirleri, yok denecek kadar azdır; bunların yükünü de, açık söylemek gerekirse, “futbol” taşımak zorundadır.

Giderlerin en büyük kalemini transfer giderleri oluşturur. Bu, profesyonel dallarda olduğu gibi, amatör dallarda da böyledir.

Kuşkusuz, sporcunun, sanatçının kazancında kimsenin gözü olmamalıdır. Onların iyi kazanmaları, toplumda el üstünde tutulmaları doğaldır; ancak gelirleri çok kısıtlı olan kulüpler bu paraları nereden sağlayacaklardır?

Profesyonel futbol liginde kulüplerin gelir kaynakları genelde, maç hasılatı, TV yayın hakları, reklâm gelirleri, isim hakları, transfer gelirleri, spor okulları gelirleri ve üye ödentilerinden oluşur. Şampiyon olan kulüp için, Avrupa Şampiyonlar Ligine katılmak ciddi bir ek gelir sağlar.

Son zamanlarda Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi kulüplerin, isim haklarından ve taraftar talebinden yola çıkarak ticarî alanlarda etkinlik gösterme çabaları, buna ek olarak rant tesisleri kurma girişimleri, gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesine ve arttırılmasına yöneliktir.

Bütün bunlara karşın, şu

anda kaynaklar bütün kulüplerde hâlâ yetersizdir ve özellikle de küçük kulüplerin büyüyememelerinin, kendilerini geliştirememelerinin kökeni parasal kaynak yetersizliğinde aranmalıdır.

Çaresizlik, pek çok kulübü olağandışı başka arayışlara iter: bir belediye başkanı ya da parababası yöneticiler bulmak gibi… Bu konuya ileride başka bir yazı kapsamında ayrıntılı olarak değiniriz.

Burada, “sporun kendisinden para sağlamak” gibi bir konuya değinelim.

Birkaç yıl önce Rio de Janeiro’da Flamengo kulübünü ziyaret etmiştim. Rio’nun içi sayılabilecek kadar yakın bir noktada geniş tesisleri vardı. Kulübün eski başkanlarından biri, bizi gururla gezdirirken çeşitli spor dallarında kırılmış rekorları, sağlanan başarıları anlatıyordu. Zaten yüzme havuzlarının yanına, spor sahalarına, spor salonlarına bu başarıları belgeleyen plaketler asılmış, çoğu kez de tesislerin bölümlerine üstün başarılı sporcuların adları verilmişti.

Geniş tesisin tümü, spor yapmaya gelmiş genç insanlarla cıvıl cıvıldı. Kulübün, böylesine düzgün tesisleri hangi parasal kaynakla ayakta tutup geliştirebildiğini sordum. Yanıt ilginçti: “Her gün bu kapıdan altı bin kişi spor yapmak, çalışmak üzere girer ve her ay yaklaşık 22 bin kişi bunun için Kulübe para öder. Ayrıca spor altyapımızı da burası oluşturur.”

Kulüplerimiz spor okullarını geliştirip sürekli kılarak böyle bir kaynağı harekete geçirmeyi düşünmezler mi acaba?