| Ödül ve Ceza |
Kaynak :
12.12.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Galatasaray’da sıkıntı var. Yitirilen Ankaragücü maçından söz etmiyorum. Maçlar kazanılır da yitirilir de.. Asıl sıkıntı, Yönetimle Futbol Şubesi arasında su yüzüne çıkan çekişmeden kaynaklanıyor. Futbolculardaki aşırı sinirlilik hali.. Örneğin, Hasan Şaş olayı.. Şaş’ın, takım arkadaşlarının söylediklerine kızıp soyunma odasında camı yumruklayarak tehlikeli şekilde bileğini kesmesi.. Maç sırasında hakemlerle tartışmalar.. Spor dışı davranışlar.. Görülen anlamsız kartlar.. Psikolojik ortamda, su yüzüne çıkan bir kötüye gidiş.. Bütün bunlar Yönetim Kurulu’nun sabrını taşırmış olmalı ki, başta antrenör Mircea Lucescu olmak üzere birçok futbolcuya uyarma ve para cezaları yağdı. Ceza kararlarının alındığı toplantı sonrasında Yönetimin açıklaması şöyleydi : “Galatasaray’a yakışmayan futbola ve hareketlere izin veremeyiz. Hiçbir futbolcu, Kulübün ilkelerinden üstün değildir. Bu tür hareketlere prim tanımayacağız.” Galatasaray içte hâlâ lig lideri.. Avrupa Şampiyonlar liginde de yarışı sürdürüyor. Roma ve Barcelona karşısında kazanma noktasına geldiği son iki maçı da yine disiplinsizlik nedeniyle beraberlikle bitirdi. Disiplinsizlik son zamanlarda Galatasaray’da ön plana çıkmış bir hastalık gibi görünüyor. Tırmanan olayların ve gerilimin nedeni de bu. Anlaşılan o ki, Florya artık |
eski Florya değil. Herkes kendi başına buyruk.. Lucescu Hoca aşırı inceliğiyle, futbolcularına söz geçirmekte yetersiz kalıyor. Belki bizimkilerin anlayacağı dilden konuşmamasının da etkileri olabilir. Bu durum daha önce de fark edildiği için, ilkin, eski kaptanlardan Cüneyt Tanman, sonra da antrenör Bülent Ünder, ağabey olarak takımın başına getirilmişti. İki deneme de tutmadı.
Cezaların açıklanmasının hemen ardından, yeni bir sıkıntı da antrenörle Yönetim arasında başgösterdi. Lucescu, verilen cezalara karşı çıktığını açıkladı.. Hem de, bir basın toplantısı düzenleyerek doğrudan medyaya.. Çok sert bir tonla, Yönetimi suçlayarak.. Parasal sorunları dile getirerek.. Son birkaç maçta, oyunu okumakta ve oyuncu değiştirmekte geç kalmakla suçlanan Romen antrenör, cezaların hemen ardından Yönetimi açıktan açığa suçlamakta gecikmedi. Bütün bu olup bitenler, iyi işaretler değil. Ülkenin gözü, kulağı, umudu Galatasaray’da. Bu kritik dengede, iyi gidişi bozmaya kimsenin hakkı yok. Evet, prim neyse ceza da odur, ama unutulmamalı : sertlik sertliği getirir. Ödül verirken bir kez, ceza verirken iki kez düşünmek gerekiyor. Aman dikkat ! Biraz serin kanlı olalım ve akılcı çözümler üretmenin yolunu bulalım. |

