Özhan Canaydın’ın Karnesi Kaynak : 05.02.2004 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Özhan Canaydın yönetiminin ikinci yılı dolmak üzere. Şubat’taki genel kurul ve Mart ayında yapılacak seçimler öncesinde son iki yıllık gelişmelere bakmakta yarar var.

· Futbolda başarılı antrenör Lucescu gönderildi, yerine – Canaydın’ın deyişiyle – gönüllerdeki antrenör Fatih Terim getirildi. Alınan sonuçlar ve gelinen nokta yapılan operasyonun başarılı olamadığını gösteriyor.

· Takımın birçok oyuncusu gönderilirken çok sayıda transfer yapıldı. Sayanların söylediklerine göre transfer edilen futbolcu sayısı 29. Bunların da çoğu takımdan uzaklaştırıldı.

· Bu operasyonlar kulübe pahalıya mal oldu. Canaydın görevi devraldığında Kulübün mali yapısı iyi değildi. Ancak iki yıl sonra gelinen noktada durum daha parlak değil. Borçlar, özellikle de bankalara olan borçlar daha da artmış durumda.

· Canaydın göreve geldiğinde kulübün mali yapısını biliyordu. Beklenen, en azından, borçların azaltılmasıydı. Beklenen gerçekleşmedi.

· Bu arada yönetim, döneminin başında, basketbol, voleybol ve amatör spor dallarının giderlerini kendi yaratacakları kaynaklarla karşılamaları yolunda bir ilke kararı aldı. Karar uygulandı. Bu spor dallarının hepsi parasal sıkıntı içine girdi. Bütün dallarda başarı düzeyi düştü.

· Ali Sami Yen Stadı’nın yıkılarak yeniden yapılması projesi gerçekleştirilemedi. Gerekli finansman sağlanamadı. Kredi girişimleri, aracıya verilen büyük bir paraya karşılık sonuçsuz kaldı. Çaresiz, Olimpiyat Stadı’na gidildi; ancak seyirciler uzaklık, ulaşım güçlükleri, stadın futbola uygun olmayışı ve sert rüzgâr nedeniyle bu değişiklikten hoşnut kalmadılar. Şu anda Ali Sami Yen Stadı’nın yapımı konusunda “söz çok, umut yok” gibi görünüyor.

· Sosyal Tesislere gelince… Mehmet Cansun’un başkan olduğu dönemde Galatasaray

Adası yap-işlet yöntemiyle kiraya verilmişti. Öngörülen aşırı yoğunluklu yapılaşma için gerekli imar izni alınamadığından uygulamaya geçilemedi. Şimdi ada kapalı olarak duruyor. Ne zaman, nasıl yapılacağını, hattâ yapılıp yapılamayacağını bile kimse bilmiyor.

· Kalamış Tesisleri ise yine yap-işlet modeliyle yenilenmek üzere Canaydın döneminde yerle bir edildi. İmzalanan yap-işlet sözleşmesinin yerin statüsü açısından geçersizliği anlaşılınca sözleşme feshedildi ve iş ortada kaldı.

· Böylece, üyelerin bir araya gelebilecekleri herhangi bir tesisi kalmadı Galatasaray’ın. Ayrıca, bütün bu işlemlerin kulüp tüzüğüne aykırı olarak yapıldığı açık. Tüzük, yatırımlar için plan-proje, süre ve yatırım kaynağının gerekçeleriyle birlikte Genel Kurula getirilip onaylatılmasını emrediyor. Bu işlemler yerine getirilmedi.

· Galatasaray Müzesi yapılmak üzere Galatasaray Postane binası için bir anlaşma imzalandı. Yapım sürüncemede.

· Yukarıda satırbaşlarıyla sıralananlar, temelde, Yönetim Kurulu’nun dayanışma ve tutarlı bir işbirliği içinde çalıştırılmamasından kaynaklandı. Başkanın göreve talip olurken düzenlediği arama konferanslarıyla gösterdiği bilimsel yaklaşım, pratikte, yönetim sürecine hiç yansımadı. Kulübü uzunca bir süreden beri yalnızca başkan ile, yanındaki bir ya da iki üye yönetmeye çalışıyor.

“Ya Canaydın’ın başarısı ?” derseniz… Tek başarı, geçen sezon sonunda kazandığı “fair-play” ödülü gibi görünüyor.

Durum ana çizgileriyle böyle… Canaydın’ın başarılı olduğunu söylemek çok zor. Yaptıkları yapacaklarının bir göstergesi olarak kabul edilirse önümüzdeki seçimlerde yeniden aday olmaması hem kendisi hem de Kulüp için hayırlı olacaktır.