| Rüya ve Gerçek |
Kaynak :
27.11.2002 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Geçenlerde çok garip bir rüya gördüm. “Hayırdır inşallah” dediğinizi duyar gibiyim. Gündüz niyetine anlatayım : Yüzme yarışları için bir havuzun başındayız. Kızlar, erkekler, genç insanlar… Bir yarış serisi için çağrı yapılıyor. O da ne ? Topuklarına kadar uzun bir manto giymiş, başı örtülü bir hanım, mayolu genç kızlar arasında yarış başlama yerine doğru ilerliyor ve suya atlamak üzere yerini alıyor. Çok tuhaf bir durum… Rüya bu ya, ben galiba yönetici gibi bir şeyim. Hanıma yaklaşıyorum. Karşımda bir genç kız yüzü var. “Kızım, bu kıyafetle yüzülmez. Her yerin, her işin uygun kıyafeti vardır” diyorum. O, ısrarla, “Bu benim inancım” diyor, “ben özgür bir insanım”, “ben ısrarlıyım”, “ben inatçıyım” gibi birşeyler daha söylüyor. Buna karşılık, kendisini ikna etmek üzere döktüğüm diller hiçbir işe yarayacak gibi görünmüyor. Son bir hamleyle, “bu kıyafetle yüzmek zordur, batarsın, yarışamazsın, geride kalırsın” diyorum. Yanıtı bir tuhaf : “Olsun; ben inancım için geri kalmaya razıyım”. Sabaha kadar bu türden rüyalarla boğuştum. Aynı genç kız çeşitli spor alanlarında benzer kıyafetle karşıma çıktı : Baskette, voleybolda, atletizmde… Şu işe bakın ki Süreyya Ayhan’la bile yarışmaya kalkmıştı. Ne saçma şeyler oluyor bu rüyalarda. Kim sokar bu rüyaları uykumuza ? |
Karmakarışık duygularla uyandım karabasandan. Yorgundum, bitkindim, dahası umutsuzdum. O gün öğretmenler günüydü. Kendime gelmek için ne yaptım biliyor musunuz ? İlkokul öğretmenimi telefonla arayıp “ziyaretinize geliyorum” dedim. Rastlantıya bakın ki o gün aynı zamanda onun doğum günüymüş. Efsanevi öğretmenim Perihan Ongan’ın 93’ten 94’e geçişini birlikte kutladık. Çifte bayram oldu benim için; elini, yanaklarını öptüm. Yarım yüzyıl öncesinin anılarını tazeledik.
Tam bir Cumhuriyet öğretmenidir Ongan. İlerlemiş yaşına karşın hâlâ Atatürkçü çeşitli derneklerde etkinlikleri ve saygın bir yeri vardır. Hazırladığı Atatürk Sergisini yıllardan beri hiç üşenmeden, yorulmadan oradan oraya taşır. Sergisi yine bir yerlerden gelmişti. Atatürk’ün doğumundan, sonsuzluğa geçişine kadar olan dönemi gazete kesikleri, fotoğraflar ve açıklamalarla belgeleyen mükemmel bir derleme. Levhaları, elbirliğiyle aktararak gözden geçirirken Ata’nın büyüklüğünü bir kez daha özlemle andık. O gün Öğretmenim bana yeniden umut ve yaşama sevinci verdi. Kimi insanlar 18’inde ihtiyarlıyor, kimileri de 94 yaşında bir Atatürk kızı olarak gençliğini koruyup dimdik ayakta kalıyor. Boşuna dememişler “akıl yaşta değil, baştadır” diye. |

