| Sağduyu Neredesin ? |
Kaynak :
21.03.2001 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Son günlerde spor çevrelerinde spordan çok, “laf” üretilir oldu. Beşiktaş’ta antrenör Scala gönderildi, yerine Daum geldi.. Kıyamet koptu. Scala’nın gönderilişindeki tutarsızlıktan çok, Daum’un uyarıcı kullanma serüveni ile buna ilişkin kuşkular dile getirildi. Ya Daum kokaine yeniden başlarsa.. Hele bir de sporculara kötü örnek olursa… Bunlar, Beşiktaş dışındaki ahkâmcıların görüşleriydi. Beşiktaş’ta ise Asbaşkan Ahmet Hamoğlu, mahkemelik olacakları Scala’yı sert bir dille eleştiriyordu. Hamoğlu, “Ayıp etti. Hasta olduğunu bile bile takıma hoca oldu. Nasıl, bir malı marketten aldığınızda beğenmeyip geri verirseniz, biz de Scala’ya bunu yaptık. Açıkçası Scala ayıplı bir mal gibiydi” diyordu. Oysa, asıl ayıp olan, Scala’ya tazminat ödemeden uzaklaştırmak için benimsenen tutum, bulunan çözüm ve spor etiğine sığmayan gerekçelerdi. Daha sonra, Galatasaray – Gençlerbirliği maçında Hagi’nin kırmızı kart görmesinin ardından, “Kutsal İttifak” söylemleri gündeme geldi. Faruk Süren’e ve Galatasaraylı kimi öfkeli yöneticilere göre, Galatasaray’ın üst üste beşinci kez lig şampiyonluğunu önlemek üzere spor ve medya çevrelerinde bir kutsal ittifak oluşturulmuştu. Bu söyleme karşı en büyük itiraz derhal Fenerbahçe cephesinden geldi. Ayrıca, Beşiktaş ve Fenerbahçe’ye göre, Hagi’ye verilen 6 maçlık ceza çok az bulunmuştu. Daha sonra, Sarı-Lacivertli yöneticiler, Siirt Jetpa – Galatasaray maçında hakemin verdiği penaltıya büyük tepki gösterirlerken, asbaşkanlar Murat Özaydınlı ile Hamdi Akın, hakemlerin |
etki altında bırakıldığını iddia ettiler. Özaydınlı, “Asıl kutsal ittifak, Siirt maçında ortaya çıkmıştır” diye konuştu.
Yine gazete haberine göre, Hamdi Akın, Rize – Fenerbahçe maçının hakemi Metin Tokat’ın tedirgin olduğunu ileri sürerek, “Sürekli hata yaparım diye rahatsızdı; üzerinde baskı vardı” demiş ve hakemlerin etkisizleştirilmeye çalışıldığını kaydetmiş. Sözlerini şöyle sürdürmüş : “Mesut Yılmaz da tribünde. Hakem nasıl düdük çalsın”. Bu konuda Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da yanındakilere, “Devlet bizi takibe aldı galiba. Ancak yine de şampiyon olacağız.” demiş. Herkes konuşur da Fenerbahçe’nin bir başka asbaşkanı (basına göre ne de çok asbaşkan var..) Mahmut Uslu susar mı ? O da “Hakemlerin Galatasaray baskısından kurtulması gerekir. Bizi uyuyoruz sanmasınlar” buyurmuş. Öyle ya.. Mesut Yılmaz hem Rizeli, hem de başbakan yardımcısı.. Üstüne üstlük bir de Galatasaray taraftarı.. Hakem böylesine baskı altındayken (!) Fenerbahçe lehine nasıl düdük çalabilir ki ? Laf üretenler yalnızca spor adamlarıyla sınırlı olacak değil ya.. Koroya sporcular da katıldılar. Örneğin, Siirt Jetpasporlu Atilla maçtan sonra kendisine uzatılan TV mikrofonuna Galatasaray için şunları söylüyordu : “Çok ağladılar, penaltıyı aldılar..” Herkes konuşuyor; medyada bu sayede çok malzeme buluyor. Konuşmak iş yapmaktan kolay.. Ama sorarım, bütün bu olup bitenlerin neresinde sağduyu var ? Sağduyu, neredesin ? |

