Şampiyon Galatasaray Kaynak : 01.05.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray futbolda yine şampiyon. Son on yılda yedinci şampiyonluk.. Bu artık rastlantı olamaz. Bu süre içinde, yani 1992’den bu yana dört ayrı yönetim kurulu görev aldı; antrenörler değişti; takımlar değişti, ama Galatasaray 7 kez şampiyon. Başarı, lig şampiyonluğuyla da sınırlı değil. Ayrıca içte Türkiye kupaları, Cumhurbaşkanlığı kupaları, dışta da yıllardır UEFA’ya ve Avrupa Şampiyonlar Ligine katılma, UEFA şampiyonluğu ve Süper Kupa.

Büyük başarı.. Galatasaray artık bütün dünyada tanınıyor. Kulübün kuruluşunda hedef, “İngilizler gibi oynayıp, İngilizleri yenmek” değil miydi ? İngiltere o tarihlerde, yani 20. yüzyıl başında, üzerinde güneş batmayan bir imparatorluk ve emperyalizmin simgesiydi. Galatasaray Arsenal’i yenerek UEFA kupasını aldığında bütün dünyadaki ezilmişlerin özlemlerine de yanıt vermiş oldu. Bunları ucuz bir emperyalizm edebiyatı adına söylemiyorum, ama Galatasaray’ın beş kıtanın en uzak yörelerine kadar dünya coğrafyasının her noktasında tanınıp bilinmesinin bir nedeni olmalı. Nedenin bu olduğunu düşünüyorum.

Yönetimler değişti, antrenörler, takımlar değişti, başarı sürüyor.. Gurur verici bir tutarlılık. Bu, Galatasaray’ın yapısından, homojenliğinden, tarihsel boyuttaki kardeşlik ve dayanışma ruhundan kaynaklanıyor. Bir dersliğinde kurulduğu liseden kulübe, öteki eğitim kurumlarına, dünyaya yayılmış derneklerine uzanan uyum içinde birliktelik.

Sonuç : Türkiye’ye örnek oluşturabilecek bir tutarlılık.

Bu sezon şampiyonluğun ucu göründüğünde mızıkçılık başladı.. Federasyon, hakemler, açıktan söylenmese de Galatasaray yarıştaki aday takımların boy hedefi haline geldiler. Fenerbahçe Başkanı, şampiyonun kesinleşmesinden sonra bile bakın ne diyor ? “Adalet istiyoruz, herkes için”.. Ve yakınıyor da yakınıyor.. Federasyondan, hakemlerden.. Peki sormazlar mı insana : “Yıl ortasında antrenör değiştirmenin anlamı nedir ?” “4 oyuncusu kırmızı kart gördüğü için 7 kişi kalmış bir takıma bir gol bile atamamak nasıl açıklanır ?” “Avrupa Şampiyonlar liginden tek puan bile alamadan ayrılmanın kusuru da yine federasyon ve hakemlerin midir ?” Bahaneler üretmenin, kimseye yararı yok. Aslolan başarıdır. Rakiplerin, Galatasaray filmini daha yakından izlemeleri gerekiyor.

Ben, burada, başta Özhan Canaydın olmak üzere, son başarıyı kazandıran yönetim kurulunu, teknik kadroyu, adeta onur savaşımı veren futbolcuları ve kulübe gönül verenleri kutluyorum. Mehmet Cansun yönetiminin de hakkını unutmamak gerekiyor. Ligin önemli bir bölümünü onlar önde götürerek takımı yeni yönetime başarılı bir noktada teslim etmişlerdi.

Galatasaray Türkiye’nin coşku, esin ve gurur kaynağı olma misyonunu sürdürüyor. Üçüncü yıldız Galatasaray’a çok yakıştı.