Sanat Hayranlık Uyandırmak İçin mi, Hayrete Düşürmek İçin mi ? Kaynak : 01.07.2000 - Yapı Dergisi - 224 | Yazdır

14 Haziran sabahı Helsinki’de Senato Meydanı’ndan geçenler, ünlü katedralin meydana doğru bir tribün gibi inen çok uzun basamakları üzerine ceketler yerleştirilmekte olduğunu biraz da şaşkınlıkla izlediler. Aynı gün öğleden sonra, kilisenin kapılarına doğru bırakılmış geçitler dışında bütün basamaklar ceketlerle kaplanmıştı. Aşağıda koyu renklerle başlayıp bembeyaz katedralin eteklerinde onunla bütünleşmek üzere -olsa gerek- beyaza dönüşen tam 3216 ceket… Ceketleri birbirine zımbalayarak yerleştiren gençler sanat öğrencileriydiler. Meraklıların, ne olup bittiği konusundaki sorularını “sanat” diye yanıtlıyorlardı.

“Anlamı”, yorumlayana kalmıştı. Bir köşeye iliştirilmiş duyuruda ise şunlar yazılıydı: “Sanatçı Kaarina Kaikkonen ve Sanat ve Tasarım Üniversitesi’ndeki öğrencileri, katedral basamaklarının anlamını, kutsal binaya saygı göstererek ve yeni nüanslar ekleyerek değiştiren bir sanat yapıtıyla kamuoyunun nabzını tutuyorlar.”
Bu sanat gösterisi on gün süreyle izlenebilecekti.
Sanatın hayranlık uyandırmak için mi yoksa hayrete düşürmek için mi yapıldığını galiba bir kez daha sorgulamak gerekiyor.