Satırbaşlarıyla 2001 Kaynak : 02.01.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

2001 Türkiye için hiç de iyi bir yıl olmadı. Önce 19 Şubat’ ta ekonomik bunalım patladı. Ondan kurtulma çırpınışları içindeyken 11 Eylül’ de New York’ taki ikiz kuleleri çökerten terör saldırısı geldi. Bu ikincisi yalnızca bizi değil bütün dünyayı etkiledi

Türkiye sporda oldukça iyi bir yıl geçirdi ( “oldukça” yı “yetecek kadar” anlamında kullanıyorum; kimi Spor spikerlerinin yanlış olarak “kullandıkları “çok iyi” anlamında değil).

Önemli olayları satırbaşlarıyla anımsayalım:

· Futbolda 47 yıldan sonra Milli Takım Dünya Kupasına katılmaya hak kazandı.
· Galatasaray 2000-2001 sezonunda Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale, son 8’e kaldı, fakat elendi. Bu sezon yoluna devam ediyor.
· Basketbolda “on iki dev adam” Avrupa ikinciliğini kazandı.
· Yine basketbolda Efes Pilsen Avrupa 3.sü oldu.
· Halil Mutlu halterde yine Dünya ve Avrupa rekorları kırdı. Halter Milli Takımımız Avrupa 2. si oldu.
· Hamza Yerlikaya Avrupa Grekoromen Güreş Şampiyonasında birinci olarak altın madalya kazandı.
· Atletizmde sporcularımızın bireysel bazı başarıları oldu.
· Birçok futbolcumuz ve basketçimiz yurtdışında oynamaya başladılar. Çoğu, gittikleri ülkelerde göğsümüzü kabartacak bir performans gösteriyorlar. Onları futbol ve basketbolda antrenörler izledi.
· Yurtdışına açılan Fatih Terim Fiorentina’yı bıraktı; gittiği Milan da beklenmedik bir şekilde onu bıraktı. Buna karşılık basketbol koçu Engin Ataman’ın İtalya’daki yükselişi sürüyor.
· Yasemin Dalkılıç daldı çıktı, ancak Sualtı Sporları Federasyonu -haklı olarak-onun “kırdım” dediği rekorları geçerli saymıyor.

Bunlar anımsadığımız çarpıcı başarılar. Bunlarla sevindik. Öteki olaylara gelince…

· Bütün kulüplerde parasal sıkıntılar sürüyor. Kulüpler hala kişilere ya da belediyelerin desteğine muhtaç. Bakalım UEFA’ nın pek yakında yürürlüğe girmesi beklenen mali denetimi karşısında durum ne olacak?
· Güreşte döküldük.
· Futbolda yayın haklarına ilişkin

havuz sistemi iyi kötü yürüyor.
· Basketbolda kurum kulüplerinin egemenliği sürüyor.
· İstanbul 2008 olimpiyatlarını da alamadı. Olimpiyat Stadı bitmek üzere ama suyu yok, yolu yok. İstanbul Belediyesi bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmiyor.
· Özellikle futbol hakemleri hiç kimseyi mutlu edemediler. Sahada Galatasaraylı futbolcular, saha dışında bütün kulüplerin yöneticileri, taraftarlar, kısaca herkes hakemlerden yakındı. Yalnızca, bilgiç TV yorumcuları kendilerine sağladıkları bol malzeme nedeniyle hakemlerden hoşnut oldular.
· Galatasaray Temmuz’ da erken seçime gitti. Başkaldıran kimi yönetim kurulu üyeleri başkanı istifaya zorladılar. Böylece, Faruk Süren gitti, yerine Mehmet Cansun geldi.
· Geçen sezonun futbol şampiyonu Fenerbahçe bu sezon beklediğini bulmadı. Avrupa Şampiyonlar Liginden sıfır puanla ayrıldı; daha sonra Türkiye Kupası ve Süper Ligde de işler iyi gitmeyince antrenör Mustafa Denizli’nin işine son verdi. Şimdi yeni antrenör arayışında.
· Bu arada Galatasaray da antrenör değiştirme hevesine kapıldı; Lucescu’nun yerine Fatih Terim ‘i getirmeyi denedi. Girişim başarısızlıkla sonuçlanınca Altaylı -Cansun çekişmesi oldu. Altaylı bir süre önce de eski başkan Faruk Süren’le polemiğe girmişti.
· Beşiktaş Scala’ya göndermiş Daum’u getirmişti. Daum’un Almanya’daki davalarına koşut olarak Beşiktaş’ taki çalım ve gelgitleri de sürüp gitti. Buna karşılık takımı ustaca toparlayan Sinan Engin Beşiktaş’ta imparator olmaya aday.
· Fenerbahçe, stadını genişletti. Bu konuda daha iddialı hedefleri olan Galatasaray, Süren’in “parası hazır ” dediği yapım için hala kredi arıyor.
· Stad magandaları her yerde yine kendilerini gösterdiler, son olarak da Galatasaray- Beşiktaş basketbol maçıyla taşkınlıklarını spor salonuna taşıdılar.

İşte anımsadıklarımla bir yılın kısa özeti ve yorum kırıntıları… 2002′ nin 2001’i aratmamasını dileyelim