| Süren Bildiğini Okuyor |
Kaynak :
10.10.2000 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Faruk Süren aklına geleni, bildiği gibi yapıyor ve kulübün işlerini, kendisinin belirlediği firmalara vermekteki inadını ısrarla sürdürüyor. İşte AIG adlı yabancı kuruluşa blok hisse satışı konusu.. Galatasaray Sportif A.Ş.’nin hisselerinin bir bölümünü AIG Blue Voyage Fund’a satmak için olağanüstü bir çaba verdi. Bütün uyarılara, karşı çıkmalara rağmen, başka kuruluşların önerilerini dikkate almayarak 19 Eylül günü New York’ta anlaşmayı imzaladı. Daha önce, Ali Sami Yen Stadı’nın projelerinin hazırlatılması için de aynı yolu seçmiş, işi Şimdi aynı şey, bir firmayı çağırıp işi ona verme kararlılığı, Ali Sami Yen Stadı’nın yeniden gündeme gelen yapımı için MNG (Mehmet Nazif Günal) firması ile onun İngiliz ortağı John Laing konusunda sürüyor. Bu ikilinin stat için gerekli krediyi bulacağı ve bugünlerde stadın maliyet hesapları araştırması içinde olduğu belirtiliyor. Daha önce, Kulübün çeşitli platformlarında da dile getirdiğim gibi, |
bütün bu yöntemler, yani bir işi yaptırmak üzere birini çağırıp işi ona vermek, kişiler boyutunda geçerli olabilir. Ama binlerce üyesi olan bir kulüp için asla. Böylesine büyük projeler için önceden şartnameler hazırlanır, gerçekleştirme gücü olan çeşitli kuruluşlardan öneriler alınır ve iş, koşulları en iyi olana, saydamlık ve açık rekabet koşulları içinde verilir.
Süren bu yöntemi sevmiyor, tanıdığı kişi ya da kuruluşu çağırıp işi veriyor. Kararlarda yönetim kurulu üyelerine bile söz düştüğünü hiç sanmıyorum. İzlenen yol, seçilen yöntem yanlıştır. Bunu, kırk yıllık meslek yaşamımın sağladığı bilgi ve deneyime dayanarak söylüyorum, yazıyorum. Bu kez stat konusundaki gelişmeye karşı tepkiler var, çünkü bu yatırımdaki riskler AIG’ye hisse satışı konusundaki risklere oranla çok daha büyük. Yapılacak hatalar Kulübü açmaza sürükleyebilir. Aslında, Türkiye’de böyle bir stadı gerçekleştirebilecek pek çok müteahhitlik kuruluşu olduğunu herkes biliyor. Üstelik başında Galatasaraylıların, Kulüp üyelerinin bulunduğu kuruluşlar var. Hiç kuşkusuz başkaları da olabilir. Bu kuruluşlardan öneri istenmiyor. Ne kredi, ne yapım konusunda.. Konu, “bilen” üyelerin de katılımıyla danışmaya, tartışmaya açılmıyor. Süren, futbol başarılarının sağladığı havadan yararlanarak bildiğini okuma tavrını ne yazık ki |

