Serbest Mesleki Gelişim’in Geliştirilmesi Kaynak : 01.08.2008 - Yapı Dergisi - 321 | Yazdır

Mimarlar Odası’nın “Sürekli Mesleki Gelişim (SMG)” çalışmaları sürüyor. Bu konuda 2007 yılında kurulan merkez (SMGM), Oda Şubelerinin de katkılarıyla eğitim etkinliklerini iki yıllık sürede hayli genişletti.
SMGM’nin hedefi, “mimarlık mesleği ve mesleki hizmetin etkinliğini, verimliliğini, gelişimini sürekli kılmak amacıyla, meslek mensuplarına değişen dünya koşulları, bilimsel – teknolojik gelişmeler ve toplumsal gereksinme çerçevesinde, mesleki formasyonlarını sürekli geliştirme ortamları, olanakları ve fırsatları sunmak; edindikleri yeni bilgi ve becerileri değerlendirmek ve referansları haline getirmek” şeklinde tanımlanıyor. Bilindiği gibi, meslek içi eğitim ABD’de sistemli bir şekilde vardı; son yıllarda Avrupa’da da “olmazsa olmaz” hale geldi. Zaten çağdaş yaşam da bir meslek adamının yaşam boyu kendisini geliştirmesini zorunlu kılıyor. Bunun yanısıra eğitim sistemimizdeki tutarsızlıklar ve yetki bolluğu da dikkate alındığında, Mimarlar Odası’nın girişimi ve çabaları yararlıdır.
Benzer çabalar Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) bünyesinde de sürüyor. Henüz uluslararası düzeyde üzerinde görüş birliği sağlanmış genel bir değerlendirme yok. Sistem dünya çapında tartışılmakta. UIA’nın çabası da ortak bir sistemin kurulması doğrultusunda (bkz. www.uiaqcpd.org). Bu amaçla UIA’nin girişimiyle İspanya’nın öncülüğünde kurulan bir şirketin uluslararası düzeyde “online” eğitim yapması tasarlanıyor. Bu şirkete UIA üyesi öteki ülkelerin, bu arada Türkiye’nin de katılması söz konusu.
Şu anda çeşitli ülkelerde farklı uygulamalar var; ülkeler arasında farklılıklar olması, eğitim düzeyleri ve farklı gereksinmeler bakımından doğal… Tartışılan başka bir nokta da, eğitimde “zorunluluk mu”, “gönüllülük mü” konusu. Örneğin Fransa’da henüz zorunlu değil; 20 saat/yıl öngörülüyor. İspanya’da da öyle. Ayrıca, ülkeler arası İşbirlikleri de söz konusu. Örneğin, Mısır’daki “proje yönetimi”, Cezayir’deki “ekoloji”, Tunus’taki “teknolojik beceriler” eğitimleri her üç ülke için karşılıklı olarak geçerli.
Bizde, sürekli Mesleki Gelişim Merkezi (SMGM)’nin hazırladığı 25 Şubat 2008 günlü “2008 Yılı Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge”Oda’ca yürürlüğe sokuldu. Buna göre, 2009 yılında mesleki yetkinin yenilenebilmesi için 15 kredi alınması zorunlu tutuluyor. 65 yaş üzerindeki mimarların ve 1978 yılı öncesi mezunların kredi toplama yani eğitim programlarına katılma yükümlülüğü yok. Yine yönergeye göre, büro tescil belgesi dışında, Odaca verilen herhangi bir belge için kredi yükümlülüğü aranmıyor. Böylece, zorunluluk, yalnızca, proje hizmeti veren serbest mimarlar için getirilmiş oluyor.
Mimarlar Odası’nca yayımlanan raporda çalışmalar, saptamalar ve varılan sonuçlar özetlenmiş. İki yılda 95 ayrı başlık altında açılan 600’ü aşkın eğitime 18.000, 405 etkinliğe de 22.000’e yakın katılım olmuş. 2008 yılında da belirlenmiş 12 alanda, 200 alt başlıkta eğitim etkinliği düzenleniyor.
Ancak bu verilere karşın, sistemin tam olarak kurulduğunu söylemek olanaksız. Öncelikle, kapsamda sorunlar var. Birincisi, ülkede var olan yaklaşık 36.000 mimarın tümünün yasal olarak Oda’ya kayıtlı olma zorunluluğu bulunmuyor. Bunların büyük bölümünü kamu kesiminde çalışanlar oluşturuyor. Böylece,kamuda çalışan mimarlar, kapsam dışı…Öte yandan mimarlık dışı alanlarda çalıştıkları için Oda’ya kayıtlı olmayanların durumunun, mesleğe dönmedikleri sürece sorun oluşturmadığı varsayılabilir. Kısacası, şu anda SMG, yalnızca Oda üyesi mimarları kapsıyor.
Yaptırımlara bakıldığında da, ülkedeki bütün mimarları kapsaması gereken sistem, Yasal Bilirkişilik, Yapı Denetimi, Gayrimenkul Değerleme gibi çok özel alanlar dışında, yalnızca proje müellifi olanlarla sınırlı kalıyor.

Eleştiriler
Genelde, yararları tartışmasız olan SMG sistemi, uygulamada ve kredilendirmede görülen eksiklikler dolayısıyla yakınmalara, ve ciddi eleştirilere neden oluyor. Bize ulaşan sorunları, eleştirileri şöyle özetleyebiliriz:
• SMGM’nin misyonu, “eğitim veren”değil, “eğitimi yöneten” şeklinde olmalıdır. Söz konusu sistemde kredilerin, SMGM’nin kendisinin düzenlediği eğitimler ile SMG kapsamına alınmış olan sempozyum, konferans, panel, malzeme tanıtımları, teknik gezi

v.b. etkinliklerden alınabilmesi hedeflenmektedir. Ancak bu “SMG kapsamına alınma” prosedürü daha gerçekleşmiş değildir. Böylece, kredilendirme için bugün tek olanak, Oda’nın kurguladığı eğitimler olmaktadır. Bugünkü uygulamada SMGM dışı etkinlikler ve eğitimler, örneğin, yurtiçi ve yurtdışı üniversitelerde ya da başka kurumlarda verilen çok ciddi kurslar, konferanslar bile dışlanmış oluyor.
• Eğitimin içinde olanların, örneğin öğretim elemanlarının durumu dikkate alınmamaktadır. Eğitimde görev alan mimarlar, örneğin üniversitelerde proje atölyesi yönetenler bile Oda’ca düzenlenen eğitim programlarına katılıp 15 puan toplamadıkları için serbest mimar olarak bir tescil belgesi alamadılar ve cezalandırılmış oldular.
• Böylece, yalnızca Mimarlar Odası’nca düzenlenen eğitim etkinliklerine katılımın kredilendirilmesi, Oda dışı etkinliklerin dikkate alınmaması; ölçülebilir gerekli bilgi yerine yalnızca, Oda programına katılımın geçerli sayılması eleştiri konusu olmakta. Öte yandan, Oda’daki eğitimlerin paralı olması, SMG’nin bir gelir kaynağı gibi algılanıp eleştirilmesine de yol açmaktadır.
• Eğitim konularının seçimi; içeriğinin denetimi ve niteliği: Ders konularının nitelik ve türlerinin, alanlarının yalnızca mevcut olanaklara göre değil, olması gerekene göre düzenlenmesi gerektiği açıktır.
• Oda’nın etkinliklerinde eğitimi verenlerin yetkinliği, verilen eğitimin düzeyi ve bu düzeyin nasıl denetlendiği sorgulanmakta. Örneğin kimi üretici derneklerinin ve firma temsilcilerinin verdikleri eğitim ne kadar eğiticidir, ne kadar geçerli olabilir? Eğitim programları ve eğiticilerin nitelikleri bu açıdan ciddi bir süzgeçten geçirilmelidir.

Öneriler
Eleştirilerin yanı sıra öneriler de geliyor. Önerilerin büyük bölümü, kredi sağlanabilecek alanların çeşitlendirilip yaygınlaştırılması doğrultusunda yoğunlaşıyor. Eğitim ve kredi olanaklarının çeşitlendirilmesi, mimarların kendilerine uygun konuları seçebilmelerine ve onları programlı bir şekilde izleyebilmelerine olanak sağlayacaktır. Şöyle ki:
• Uzaktan eğitim, sanal ortamda eğitim olanakları yaratılmalı ve kabul görmeli.
• Oda dışındaki eğitim etkinlikleri, nitelikleri değerlendirilerek SGM kapsamına alınmalı.
• Mimarlık yarışmalarında kazanılan ödüller, mansiyonlar, yarışmaya katılma, seçici kurul üyelikleri, hattâ kazanılan öteki ödüller (örneğin; Ulusal Mimarlık Ödülleri) kredilendirilebilecek çok ciddi eğitim, uzmanlaşma ve yetkinlik alanlarıdır.
• Yalnızca Oda eğitim etkinliklerinde eğitimi kurgulayanlara ve eğitimi verenlere, verdikleri saat kadar kredi verilmektedir. Oda’nınkiler dışında eğitim verme, konferans verme,sempozyum bildirileri de dikkate alınmalıdır.
• Teknik geziler, inceleme gezileri, fuarlar vb. etkinlikler değerlendirilmelidir.
• Araştırmalar, tezler, yüksek lisans ve doktora çalışmaları, yayımlanan kitaplar ve makaleler kredilendirilmelidir. Amerikan Mimarlar Enstitüsü AIA’nın, kimi mesleki dergilerde (örneğin Architectural Record’da) yayımlanan belirli makaleleri okuyup ilişkin soruları yanıtlayanlara krediler verdiği biliniyor.
• Tasarım etkinlikleri, gerçekleştirilen özellikli projeler değerlendirilmeli. (Örneğin Mısır, yapılan projeleri kredilendiriyor.)

Sonuç
Amaç, “meslek adamının kendisini kişisel ve mesleki bakımdan geliştirmesine destek” olduğuna göre yukarıda sıralanan ve meslek adamının kendisini geliştirmesinde çok önemli payı olan etkinliklerin göz ardı edilerek yalnızca Mimarlar Odası’nca düzenlenen eğitim etkinliklerinde her yıl 15 kredi puanı toplanması zorunluluğu pek makul ve makbul görünmüyor. Bu kabullerle kredilendirilen şey, “eğitim” olmuyor,”Odaca düzenlenen etkinlikler” oluyor. Mimarlar Odası’nın ve SMGM’nin bütün bu konuları dikkate alma yolunda hazırlık çalışmaları yapmakta olduğunu biliyorum. Ancak böylesine eksik bir uygulama içinde, 15 kredi puanı almamış meslek adamlarının, üstelik onların da yalnızca bir bölümünün mesleklerini uygulayamaz duruma düşürülerek cezalandırılması hakça değildir.Temelde yararlı olan sistemin uygulama aksaklıklarının bir an önce giderilmesi ve sürecin daha sağlıklı bir şekilde geliştirilerek hızlandırılması gerekiyor.