Seyrantepe Stadı Ne Durumda? Kaynak : 18.10.2009 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’ın yeni stadında işler yavaş ilerliyor. Bilindiği gibi eski yüklenici “Eren Talu Mimarlık-Alke İnşaat” birlikteliğinin, finansman güçlüğü nedeniyle işi durdurması sonucu 2 Temmuz’ da sözleşmeye son verilmiş ve TOKİ açtığı yeni bir ihaleyle işi Eylül ayı başında Varyap-Uzunlar A.Ş. iş ortaklığına hakediş ödeme sistemiyle vermişti.

Aradan geçen süre içinde fazla bir gelişme olmadı. Edindiğimiz bilgiye göre yeni yüklenici, uygulama projesi üzerinde çalışıyormuş, proje üç ayda bitirilecekmiş.

İşin özüne gelelim. Projenin bir mimarı var: Mete Arat. Arat Almanya’da yaşayan ünlü bir mimar… Stuttgart Stadını yapan grubun başı. Eren Talu yüklenici olarak, Mete Arat’ın denetimi altında, onun önerileri doğrultusunda uygulama projelerini hazırlıyordu. Şu anda durum farklı: Yeni yüklenici Mete Arat’ ı bir yana bırakmış durumda… Kendi bildiğince sürdürüyor proje çalışmalarını. Yani bizim kimi kamu kuruluşlarının öteden beri uygulamaya teşne oldukları sistem burada da hortlamış bulunuyor. Mimarın hazırladığı asıl projeyi bir yana itip gerisini yükleniciye bırakmak… Yüklenici, kendi bildiğince projeler hazırlar. Amaç, projeyi düzeltmek görüntüsü altında, kendisi için kârlı olacak değişiklikleri yapmaktır. Böyle bir sistemden yalnızca bir kişi ya da firma kârlı çıkar. O da yüklenicidir.

Uygulama projesinin yapımı gerçekten, yüklenicinin takdirine bırakılmışsa, gelişme farklı olmayacaktır. Yüklenicinin uygulama projesini kendi bildiğince yapması kabul edilemez. Galatasaray duruma kesinlikle müdahale etmeli ve projenin asıl sahibi Mimar Mete Arat’ın hemen devreye girmesini, uygulama projelerini, sonra da mesleki denetimi bizzat kendisinin yapmasını sağlamalıdır.

Sağlıklı bir süreç için yapılması gereken budur. Aksi halde stat belki biter ama, ortaya çıkan iş özgün projedekinden çok farklı olur.

Stadyum yapımı teknoloji-yoğun bir iştir; geniş bilgi birikimi, deneyim ve uzmanlık ister. Bu birikim olmadan uygulama projelerinin yapılmasına ve inşaatın sürdürülmesine olanak yoktur. Bir kez daha vurgulayalım: Uygulama projesi yüklenicinin insafına bırakılmayacak kritik bir iştir. Dünyayı yeniden keşfetmeye çalışmak ya da dereyi tersine akıtmaya çabalamak gerekmiyor.

Aldığım izlenime göre, Galatasaray Spor Kulübü, stadın yapımında yaşanan olumsuz süreç ve gecikmelerden dolayı, “bu iş bitsin de nasıl biterse bitsin” havasına girmiş gibi gözüküyor. İşin bitmesi kadar, sağlıklı bir şekilde bitmesi önemlidir.

Üzerinde durulması gereken başka bir nokta, Seyrantepe Spor Kompleksi’nin yol ve ulaşım sorunları… Bunların da yapılacak kapsamlı bir planlama çalışmasıyla gündeme taşınması, finansman kaynağının bulunması ve uygulamanın başlatılması gerekiyor. Aksi halde stadın yapımı biter, ulaşım sorunları başlar. Tıpkı Atatürk Olimpiyat Stadı’nda olduğu gibi…. Ulaşım sorunları çözülemediği için bu yüzden yeni stat da Olimpiyat Stadı misali, Amerikalıların dediği gibi, “beyaz fil” (ölü yatırım) olur.