| Spor Yapılarının Deprem Güvenliği |
Kaynak :
16.09.1999 -
Cumhuriyet Gazetesi
|
Yazdır
|
|
Deprem günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası oluverdi. Onunla yatıp onunla kalkıyoruz. Devlet kurumları dahil, her ortamda doğrudürüst bir örgütlenme yerine panik egemen. Okullar açıldı.. Hazırlıksız olarak; binalar yeterli denetimden geçirilmeden. Durum spor tesislerinde de aynı.. Müsabakaların yer aldığı stadyumlar, spor salonları denetlendi mi ? Yanıt : Hayır. Hiç kimse, çıkıp da, “belediye, mühendislerini gönderdi, baktırdık” demesin. Yapıların depreme karşı güvenli olup olmadıkları yalnızca bir mühendisin gözüyle anlaşılamaz. Bu, deprem konusunda uzmanlaşmış, deneyimli bir mimar ve mühendisler grubunun yapacağı ciddi inceleme ve araştırmalar, hattâ deneyler sonucunda anlaşılabilecek bir durumdur. Gerekiyorsa, sağlamlaştırma işleri de inceleme, araştırma sonuçlarına uygun olarak düzenlenecek bir projeye göre yapılacaktır. Genel bir soru : Yapılarımız depreme dayanıklı mı ? (Burada kamu eliyle yapılmış olanlardan söz ediyoruz; çarpık kentleşmenin ürünü kaçak yapılar konumuzun dışındadır). 1998 öncesinde yapılmış olanlar en iyi olasılıkla eski deprem yönetmeliklerine uygun yapılmışlardır. O tarihlerde İstanbul Bu nedenle, daha önce de yazdığım gibi, müsabakalar sırasında çok büyük toplulukları barındıran spor tesislerinin çok ciddi bir şekilde |
ve ivedilikle incelenmesinde zorunluluk vardır. Bugün için Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün ilk işi bu olmalıdır. Doğallıkla, bütün okullar ve eğitim tesisleri için de Milli Eğitim Bakanlığı’nın..
Feldkamp ve Beşiktaş Feldkamp Galatasaray’a çok nazlanarak gelmişti. Birinci yılında, 4 kupayla başarılar getirdi. İkinci sezonun başında, sağlık sorunları nedeniyle görevini sürdüremeyeceğini bildirdi. Altyapıdan sorumlu olmayı, genç sporcuları yetiştirmeyi ve kendisinin önerdiği antrenör Hollman’a danışmanlık yapmayı, istemeye istemeye kabul etti. Bu görevini de tam olarak yapmadı. Sonuç, gönülsüz kişiyle bir yere gidilemeyeceği ilkesinin bir kez daha kanıtlanması şeklinde oldu. Geçen sezon ortasında Beşiktaş’a geldiğinde yaklaşık olarak yedi yıl daha yaşlanmıştı, ama daha hevesli görünüyordu. Yeniden gençlerin arasına karışmak kendisini neredeyse gençleştirmişti. Kısa sürede takımı toparladı. Yalnız takımı mı ? Darmadağın olmuş taraftarı da, yönetimi de.. Yeni sezon başında, takıma gerekli gördüğü yabancı futbolcuların transferi konusunda bir çabaya girişti. Fakat Yönetim, gelen futbolcuları sağlık sorunları nedeniyle istemeyince olan oldu : Feldkamp’ın hastalığı nüksetti. Bence asıl rahatsızlık isteksizlikti. Yeteneksiz bir kişiyle bile birşeyler yapılabilir, ama gönülsüzle hiçbir yere varılamaz. İşte, Beşiktaş şu anda, bütün iyiniyetine karşın, bu gerçeği gözardı etmiş olmasının sıkıntılarını yaşıyor. |

