TARAFTARLARIN KİMLİĞİ Kaynak : 03.04.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Geçen yazımızda Türkiye’de kulüplerin taraftar oranlarına değinmiş ve kulüplerin taraftar sayılarını hesaplamaya çalışmıştık.

Yine aynı araştırmaya, Piar-Gallup’un üç yıl kadar önce yaptığı Taraftarlık Araştırmasına dayanarak taraftarların kimliklerini, kulüp tutma davranışlarını incelemeye çalışalım.

Türkiye’de kulüp tutma davranışını etkileyen, yani desteklenecek kulübü belirleyen en önemli etken, aile ve arkadaş çevresidir. Araştırma sonuçlarına göre, “aile üyelerinden etkilendim” diyenlerin oranı yüzde 34, “arkadaşlarımdan etkilendim” diyenlerinki yüzde 22’dir. Kulüplerin başarılarından etkilenerek kulüp seçenlerin oranının da yine yüzde 22 olduğu görülmüştür.

Tutulan kulübün, başarısız olması durumunda değiştirilip değiştirilmeyeceği sorusuna gelen yanıtların oranı ilginçtir. Taraftarların yüzde 78’i, başarısız olsa da tuttukları kulübü kesinlikle değıştirmeyeceklerini, yüzde 13’ü de kulüplerinden muhtemelen vazgeçmeyeceklerini belirtmişlerdir. Erkek taraftarların bu konudaki kararlılık oranı kadın taraftarlara oranla biraz daha fazladır.

Bu oranlar, “insanların eşlerini bile değiştirebilecekleri, ancak kulüplerinden vazgeçmeyecekleri” yolundaki yaygın düşünceyi doğrular niteliktedir.

Takım tutan taraftarların yüzde 35’i bütün maçları televizyon ve radyodan izlemekte; yüzde 22’si ise, maçları bu anlamda izlemeyip gazetelerden ve çevreden öğrendikleriyle bilgi sahibi olmaktadır.

Yine aynı araştırmaya göre, spor kulüplerinin kamuoyunda sahip oldukları niteliklerin değerlendirilmesi sonucunda elde edilen bir imaj haritasının çözümlenmesinde (analizinde)

Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş kulüplerine atfedilen nitelikler ortaya çıkmakta.

Kamuoyu gözünde Galatasaray,
* Türkiye’nin en başarılı,
* Avrupa’da yaptığı maçlarda başarılı olan,
* En eğitimli ve en centilmen taraftarlara sahip olduğu düşünülen,
bir kulüptür.

Fenerbahçe ise kamuoyunca,
* En fazla taraftara ve
* En fazla maddi olanaklara sahip olduğu düşünülen
kulüptür.

Ayrıca, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ortak bir niteliği, “en fazla sayıda spor dalında faaliyet gösterme” olarak tanımlanmıştır.

Kamuoyu, Beşiktaş’ı ise,
* En istikrarlı şekilde yönetilen,
* Kendi sporcularını yetiştiren,
* En centilmen sporcuya sahip olduğu düşünülen
kulüp olarak görmektedir.

Araştırmanın 1993 yılı sonuna doğru gerçekleştirilmiş olduğu, geçen zaman içinde bazı görüşlerde değişiklikler olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır.

Spor dallarının gördüğü ilgiye gelince.. Kolayca tahmin edilebileceği gibi, futbol burada yüzde 54’le ilk sırayı almaktadır. Futbolu, yüzde 9 ile güreş, yüzde 7 ile basketbol, yüzde 6 ile atletizm, yüzde 5 ile voleybol izliyor. Bu oranlara göre, futbol doğal olarak taraftarlıkta belirleyici etken olmaktadır.

Araştırmanın bir de, taraftarların sosyal yaşamları ve dünya görüşleriyle ilgili bölümü vardı. Buna ilişkin bir bulguyu da buraya aktaralım :

Kulüp taraftarları arasında, kadınların siyasal yaşama katılmalarını uygun bulanların oranı yüzde 76. Bu da stadyumlarda niçin, “Türkiye laiktir, laik kalacaktır” diye bağırıldığını çok güzel açıklıyor.