| Türk Olmanın Keyfi |
Kaynak :
01.11.1994 -
Yapı Dergisi - 156
|
Yazdır
|
|
Geçtiğimiz Eylül ayı başında Moskova’daydım. Bu, Moskova’ya altıncı kez gidişim. 1985’ten bu yana, Rusya’nın yaşadığı, en koyu, komünizmden en azılı kapitalizme kadar giden serüveni spotlar halinde gözlemlemek olanağını buldum. Bugün olağanüstü bir hızlı değişimin sancılarını yaşayan Rusya’ya ilişkin ayrıntılı izlenimlerimi ilerideki daha geniş bir yazıya bırakarak, burada, Rusya’da hizmet sunan müteahhitlerimizden söz etmek istiyorum. |
Daha önceki gidişimde de böylesine bir anım olmuştu. Enka, Moskovalıların çok değer verdikleri, tarihi Petrovski Pasajı’nın yenileme çalışmaları yolundaki onarımını bitirmek üzereydi. O tarihlerde pasajda açılacak mağazalarda yalnızca Türk mallarının satılacağı yolundaki haberler bizim gazetelerde çokça yer alıyordu. Bir Rus yetkiliye bunun doğruluk derecesini sormuştum. Yanıtı bizim için yine keyif vericiydi. O günlerde Moskova’daki mal darlığına üstü örtülü bir şekilde dokunarak, “Türklerin aklına hayranım” diyordu, “Pasajı Türk mallarıyla dolduracaksınız; halk mallara hücum edince pasaj yıkılacak, siz de ihaleyi bir kez daha alarak pasajı yeniden inşa edeceksiniz. ” Pasajı, ilk kez, inşaatının bitimine doğru gezmiştim. İnşaatın proje müdürü Mimar Ömer Göktürk yapılan çalışmaları bir cephe kumandanı heyecanıyla anlatmıştı. Açıldıktan sonra da her gidişimde gördüm pasajı. Aradan yıllar geçtiği halde yepyeni, pırıl pırıl. Pasajda bugün Türk mallarından çok Avrupa kökenli mallar satılıyor. Her şey var, ama etiketler yürürlükteki ekonomik çapraşıklık nedeniyle ruble değil de dolar ve Alman markı üzerinden. Temmuz 1994’e kadar Birleşik Devletler Topluluğunda 50 Türk müteahhitlik kuruluşu faaliyette bulunmuş, toplam 241 iş üstlenilmiş; bunların parasal hacmi 1,5 milyar dolar. Uluslararası Müteahhitler Birliği verilerine göre halen 5,1 milyar dolarlık (yaklaşık 180 trilyon liralık) iş devam ediyor. Yurt dışında çalışan müteahhitleri fazla övdüğümü düşünebilirsiniz. Kuşkusuz, bu kadar işin arasında başarısız örnekler de vardır. Ancak, bunca yıldan beri ilk kez, bir dış toplantıda, kişisel ilginin ve uluslararası bir birliğin başkanı olmamın ötesinde, müteahhitlerimizin yarattığı gururdan pay alarak Türklüğümle özel bir ilgi gördüm. Türkiye’de kamu bankalarına yaslanıp hayali inşaatlar ve rüşvet makasıyla devletin, milletin parasını hortumlama eylemlerinin ayyuka çıktığı bir dönemde, yurt dışındaki girişimleriyle hem ülkeye ekonomik katkılar sağlayan, istihdam yaratan, hem de Türkiye’nin onurunu yüceltenlere yapılan övgü azdır diyorum. (1) Tufan Türenç, Rusya’da Türk Olmanın Keyfi. Hürriyet 8 Ekim 1994. DÜZELTME |

