Türkiye 3 – UEFA 0 Kaynak : 04.12.2003 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

İstanbul’da meydana gelen terör olayları Batı’nın Türkiye’ye karşı olan yüzünü bir kez daha ortaya çıkardı. Kimi ülkeler Türkiye’yi bir anda terör bölgesi ilan edip vatandaşlarına, “Türkiye’ye gitmeyin” derken UEFA da Galatasaray ve Beşiktaş’ın İstanbul’da oynamaları gereken Şampiyonlar Ligi maçlarını tarafsız sahaya alıverdi. Türkiye adına yapılan itirazlar; kulüplerin, T. Futbol Federasyonu’nun ve Hükümetin itirazları sonuçsuz kaldı.

Tarafsız saha isteğinin Galatasaray’ın rakibi Juventus’tan geldiği söyleniyordu. Juventus’un önceki yıllarda da bu tür girişimleri olmuş, o zaman da bahaneler ileri sürerek İstanbul’a gelmek istememişti. Ancak o tarihlerde UEFA bu mantık dışı gerekçeleri kabul etmeyerek direnmişti. Bu kez öyle olmadı. UEFA boyun eğdi ya da önceden art niyetle planlananı yaptı.

Bütün bu gelişmeler sonrasında, Federasyonun ve Hükümet’in çaresizliğine karşı en güzel yanıt ülkeyi dış sahalarda temsil eden futbol takımlarımızdan geldi. UEFA’nın haksız-tutarsız kararlarından sonra aldığımız sonuçlara bakalım :

Lens 1 – Gaziantepspor 3
Sporting Lizbon 0 – Gençlerbirliği 3
Galatasaray 2 – Juventus 0

Tam bir başarı… Türkiye gücünü politikada gösteremediyse de bu sonuçlarla sporda göstermiş oldu.

Gaziantep ve Gençlerbirliği’nin maçları normal olarak dış sahadaydı. Baskı daha çok, maçı tarafsız sahaya alınarak Galatasaray’a uygulanırken, onları da kamçılamaktan geri kalmadı.

Galatasaray Dortmund’da oynadı. Dortmund Westfalen Stadı bir gün için Dortmund Ali Sami Yen Stadı oluverdi. Avrupa’daki yurttaşlarımız stadı Türkiye coşkusuyla doldurdular. Takım coşarak Ali Sami Yen Stadı günlerini andırır bir performans sergiledi. Sonuç : Galatasaray 2 – Juventus 0. Juventus’un maçtan önceki mızıkçılığı

kendilerine yarar sağlamadı; UEFA’nın oyunu da… Böylece Türkiye Avrupa’ya güzel bir ders vermiş oldu.

Sorun yalnızca sporla sınırlı kalmıyor; siyasal, ekonomik, kültürel, bilimsel alanlara da yayılıyor. Avrupa ülkeleri Türkiye’ye karşı sürekli olarak ikili oynuyorlar. Zaman zaman sudan bahanelerle Türkiye’yi köşeye sıkıştırma yolunu seçiyorlar. Daha önce de bu türden olaylar görülmüştü. Örneğin, ABD-Irak savaşı sırasında… O zaman da Türkiye neredeyse savaş bölgesi ilan edilmiş, seyahatler, turlar, uluslararası kongreler, etkinlikler askıya alınmıştı. Bu nedenle, UEFA’nın kararı sıradan bir karar sayılamaz. Bu tür kararların bir yandan Türkiye’ye zarar verirken bir yandan da teroristleri sevindirdiği çok açık.

Yine iptaller Türkiye’nin gündeminde. Örneğin pazartesi günü yapacağımız Yapı Malzemesi Kurultayı’na katılması beklenen Belçikalı bir konferansçının gelişi, Belçika Hükümeti’nin Türkiye’ye ilişkin kararına takıldı. Başka bir olay : Dünya Mimarlık Okulları Diploma Projeleri arasında İstanbul’da, Hollandalılarla ortaklaşa düzenlediğimiz uluslararası Archiprix yarışmasının ödül töreni… Haziran’da Irak Savaşı’na takılan tören, Mayıs 2004’e ertelenmişti. Şimdi etkinliğin altı ay öncesinde Hollanda’dan, törenin başka bir Avrupa şehrine alınması yolunda çatlak sesler geliyor. Bu örnekler benim yakından bildiklerim. Türkiye çapında daha niceleri vardır kimbilir…

Batı tarzı mızıkçılıklar, ayak sürmeler birbirini izliyor. Bütün bunlara karşı Türkiye yalnızca kendine güvenmek, güçlü olmak ve gücünü her alanda kanıtlamak zorunda…

Bravo Gaziantep’e, Gençlerbirliği’ne, Galatasaray’a… Sırada Chelsea karşısında Beşiktaş var… Haydi Beşiktaş !