Türkiye Sınavda Bütünlemeye Kaldı: UNESCO İstanbul’a Altı Ay Süre Tanıdı Kaynak : 01.09.2010 - Yapı Dergisi - 346 | Yazdır

 

25 Temmuz-3 Ağustos 2010 tarihleri arasında Brezilya’da toplanan UNESCO Dünya Mirası Komitesi, İstanbul’un Dünya Mirası Listesi’nden çıkarılarak Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi’ne alınması konusunu görüştü. Sonuçta Komite aldığı kararla, İstanbul’a 1 Şubat 2011 tarihine kadar ek süre verdi.

Bilindiği üzere Dünya Mirası Komitesi, Türkiye’nin de taraf olduğu 1972 tarihli Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme’nin uygulanmasını denetliyor. Anılan sözleşme, seçkin evrensel değeri olan varlıkları “Dünya Mirası” olarak niteliyor ve taraf ülkeleri bunları en iyi şekilde korumakla yükümlü kılıyor.

Bu kapsamda bugün gelinen durum ve alınan kararlar eşsiz bir tarihi miras niteliğinde olan İstanbul’un prestiji ve değeriyle bağdaşmıyor. Bu durumda Türkiye’nin, İstanbul’u yönetenlerin ve hepimizin, başımızı ellerimizin arasına alıp kara kara düşünmesi gerekir. Ama nerede?..

İstanbul Belediyesi resmi web sitesinde haberi bir başarı gibi sunma çabasında. 30.7.2010 günlü haberin başlığı şöyle: “İstanbul’un tarihi alanları tehlike altında değil!”

Haber şöyle sürüyor: “Birleşmiş Milletler (BM) Bilim Kültür ve Eğitim Örgütü (UNESCO), Dünya Kültür Mirası listesinde ‘tehlike altında’ olarak belirlediği kısmı gözden geçirdi. Brezilya’da toplanan Dünya Mirası Komitesi, dün İstanbul’un tarihi alanlarının tehlike altında olduğu yönündeki talepleri oybirliğiyle reddetti.

UNESCO Dünya Mirası Komitesi’nin Brezilya’da sürmekte olan 34. Yıllık Toplantısı’nda dün İstanbul’un tarihi alanları ile ilgili gündem maddesi ele alındı. Oturumda, UNESCO’nun Dünya Mirası Listesinde kayıtlı olan İstanbul’un dört tarihi alanındaki sorunlar ve ilerlemeler tartışıldı. Toplantıya katılan Türk Heyeti, Komite üyelerine bir sunuş yaparak soruları cevaplandırdı. Tartışmalar sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemdeki olumlu adımları ve yaklaşımları ile gösterdiği somut çabalar dikkate alındı ve İstanbul’un Dünya Mirası Listesinden çıkartılarak Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesine alınması yönündeki talepler oybirliğiyle reddedildi.”

Aslında reddedilen bir şey yok. Tehlikenin sürdüğü, Dünya Mirası Komitesi’nin yayımlanan kararlarında açık seçik görülüyor. Belediye’nin haberi ise Dünya Mirası Komitesi’nin istemlerini içeren konuların yumuşatılarak sıralanması, buna karşılık ciddi eleştirilerinin es geçilmesi şeklinde.

Şimdi gelelim Komite’nin 15 maddelik karar metnine… Komite’nin aldığı kararları yandaki sütunda bulacaksınız.

Kararları biraz sadeleştirerek aktarmaya çalışalım:

•Bakanlık bünyesinde bir “UNESCO Dünya Sit Alanları ve Sit Yönetim Müdürlüğü kurulduğu görülmüş;

•Türkiye, Yönetim Planını 1 Şubat 2011’e kadar tamamlamayı ve bazı başka koruma hususlarını taahhüt etmiş;

•Kültür Varlıklarının, kentsel dönüşüm projelerine, niteliklerine uygun şekilde dahil edilmesi yönünde yapılan değişikliklerin yetersiz kalmasından duyulan endişe ifade edilmiş.

•Genel Trafik Planının sağlanmamış olması üzüntüyle karşılanmış ve trafikteki artışın Tarihi Yarımada’da yaratabileceği etkilerden duyulan endişe belirtilmiş.

•Marmaray Demiryolu Tüp Tüneli ve Boğaz Geçişi Motorlu Araç Tüneli Projeleri için istenen detayların sağlanmamış olması üzüntüyle karşılanmış. Marmaray ile, daha onaylanmamış bulunan Boğaz Geçişi Motorlu Araç Tüneli projesine ilişkin bazı bilgilerin ayrıntıları ve bunların Olağanüstü Evrensel Değerdeki kültürel mirasa olabilecek etkileri konusunda değerlendirmelerin Türkiye’ce taahhüt edildiği belirtilmiş.

•Four Seasons Oteli ek bina inşaatının iptal kararının memnuniyetle karşılandığı, ancak önemli arkeolojik kalıntıların hava koşullarına uzun süre maruz kalmasından endişe duyulduğu, bunlar için yetkililerden koruma taahhüdü alındığı belirtilmiş.

•Haliç üzerine yapımı önerilen yüksek ayaklı (boynuzlu) köprünün, yöredeki kültür varlıklarının Olağanüstü Evrensel Değerini ve bütünlüğünü etkileyebileceğinin düşünüldüğü belirtilmiş. Bu konuda yapılacak çalışmaların 15 Ekim 2010 gününe kadar Dünya Mirası Merkezi’ne sunulması Türkiye’den istenmiş (1).

•Türkiye’nin aşağıdaki konularda önlemler alması hararetle teşvik edilmekteymiş:

– Kapsamlı bir alan yönetim planının Danışma Kurullarınca gözden geçirildikten sonra kabul edilmesi; – Kentsel Dönüşüm projeleri dahil altyapı ve bütün büyük projelerde kültür varlıklarının korunması doğrultusunda sıkı bir miras etki değerlendirmesi sürecinin uygulanması; – Osmanlı tarzı ahşap evler ile surların korunması ve iyileştirilmesi için bir programın kabulü; – Geriye dönük Olağanüstü Evrensel Değer Bildirgesinin kabul edilmesi…

Sonuçta da, yapılanların yeterli bulunmadığı belirtildikten sonra, kültür varlıklarının “Tehlike Altındaki Dünya Mirası Listesi”ne alınıp alınmaması kararının, Türkiye tarafından verilecek ayrıntılı rapora göre verileceği belirtiliyor. Raporun 1 Şubat 2011’e kadar Dünya Mirası Merkezi’ne ulaştırılması beklendiği vurgulanıyor.

Brezilya’daki toplantıda bizim yetkililer bir dizi taahhütte bulundular. Verilen sözlerin UNESCO’yu biraz daha beklemeye yöneltmiş olduğu anlaşılıyor.

Oysa UNESCO uzmanları tarafından 2006 ve 2008 yıllarında hazırlanmış olan raporlarda değinilen zorunlu noktaların, kritik konular olarak varlığını sürdürdüğü kesin. Tarihe, kültüre, korunmaya karşı saygısızlık kamu yetkilerince büyük bir umursamazlık içinde sürdürülüyor. Sulukule’nin başına gelenler Sur içi, Süleymaniye, Fener-Balat, Zeyrek, Tepebaşı gibi yerlerde yaşanan tutarsızlıklar… Ranta yönelik kentsel dönüşüm projeleri… Eski ahşap evlerin durumu… Haliç’e yapılması tasarlanan, ortası istasyonlu, boynuzlu metro köprüsü… Boğaz’a 3. köprü ve Boğaz Geçişi Motorlu Araç Tüneli ısrarları… Örnekler çok!… UNESCO, taraf devlet olarak Türkiye’den, üstlendiği taahhütleri yerine getirmesini bir kez daha istiyor.

Görüldüğü gibi, Belediye’nin web sitesinde söylenenler UNESCO Dünya Mirası Merkezi’nin kaygı dolu kararlarına pek uymuyor. Gerçekte Türkiye ödevlerini savsaklamış, sonra da bütünlemeye kalmış tembel öğrenci konumunda… Getirdiği karne pek parlak değil, ama kırık notlarla dolu karnesiyle “takdir”e geçtiğini ileri sürüyor.

Tatsız da olsa doğru haber, Belediye’nin sitesinde söylenenin tersine, “İstanbul’un tarihi alanlarının tehlike altında!” olduğudur. İstanbul 2010’da, Tehlike Altında bir Kültür Başkenti’dir.

Not:

1.Haliç’te yapılması tasarlanan boynuzlu köprüye ilişkin görüşlerimi Mimarist dergisinin Nisan 2010/2. Sayısındaki yazımda sunmuştum. “Haliç Metro Köprüsü Üzerine…” başlıklı o yazıma www.doganhasol.net adresli kişisel internet sitemden ulaşılabilir.