| Türkiye’de Kültür Pahalı |
Kaynak :
01.03.1989 -
Yapı Dergisi - 88
|
Yazdır
|
|
1968 yılında Türkiye’de günlük gazete 25 kuruş. Evet kuruş. Unuttuğumuz bir birim. |
ithalatın getirdiği yüklerle darboğaza girmez, zaten çok kısır olan yayıncılığımız sıfıra inmezdi. Kağıttaki bu durumun, yani yüksek fiyat politikası izlenmesinin, Seka grevinin, Hükümet’in basını sindirmek istemesinden kaynaklandığını söyleyenlerin sayısı giderek artıyor. Ancak kağıdı kullananlar yalnızca gazeteler değildir. Ders kitapları, öteki yayınlar.. Bütün bunlar düşünsel yaşamımız için en az gazeteler kadar önemli.. Elinizdeki bu dergide bile kağıdın çok önemli bir payı var. Yaşanan bu darboğazlar kimi yayıncıların havlu atmasına, pek çok yayının el değiştirmesine yol açtı; sonuçta basının sermaye kompozisyonu değişti. Kıbrıslı ünlü işadamı Asil Nadir, getirdiği yabancı sermayeyle Günaydın ve Tan’dan sonra Güneşi, bunun ardından da Gelişim Yayınlarını satın alarak basında tekelleşme yolunda önemli bir adım atmış oldu. Tekelleşme bildiğimiz kadarıyla Hükümet’in programıyla hiç bağdaşmamaktadır. Ancak bu girişimlerinde Hükümet’in Asil Nadir’e karşı çıktığını duymadık. Basında ve öteki kitle iletişim araçlarındaki tekelleşmenin ekonomiye olduğu kadar çağdaş demokrasiye ve özgür düşünceye de zararlı etkiler yapacak gelişmelerin öğelerini taşıdığı açıktır. Asil Nadir Grubu yukarıda saydığımız gazetelerin yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Yeni Meram, Adana Ekspres, Ulus Ankara gibi yerel gazetelerle Nokta, Ekonomik Panorama, Gelişim Spor, Ekonomik Bülten, Kadınca, Erkekçe, Ev Kadını, Jama, Bando, Emlak, Çocuk, Örgü, Moda, Marie Claire dergilerini de tekeline katmıştır. Hatta Mimarlar Odası’nın, MİMARLIK dergisinin yayını için daha önce Gelişim Grubuyla yaptığı anlaşma hala geçerli ise MİMARLIK’ı da artık Asil Nadir çıkaracaktır. Yıllardan beri iddialı bir çizgide çabalarını sürdüren Mimarlar Odası’nın amaçlarıyla ne denli bir uyuşma içindedir bu girişim? Bu gelişmenin Türk mimarları için nasıl bir talih olduğu düşünülmeye değer. Sayıları artık bir elin parmaklarını aşmayacak düzeyde kalan öteki günlük gazetelerin de Asil Nadir Grubuna katıldığını bir an için düşünür müsünüz? Asil Nadir Grubu, uygulayabildiği düşük gazete fiyatlarıyla, öteki gazeteleri şimdiden sıkıştırmaya başladı bile. Böyle bir tam tekelleşme sonucunda düşünce yaşamımız Bab-ı Asil’in güdümüne girmeye mahkum olacaktır. Radyo-televizyon için kamu tekeline karşı çıkıldığı bir dönemde basındaki tekelleşme, kanımızca Türk demokrasisi ve özgür düşünce ortamı için gerçekten ciddi bir tehdit oluşturuyor. Hükümet ne kadar liberal, ne kadar özel girişimci olursa olsun, ekonomiye hala kamu kesimi egemendir. Özel sektörün kullandığı ana girdiler ve anamaddeler, kağıt örneğinde olduğu gibi genelde hala Devlet tekelindedir. Enerji, çimento, demir-çelik, kereste, alüminyum, petrokimya ürünleri gibi girdiler, anamaddeler hep Devlete bağlıdır ve bunların fiyatları hep Devletçe belirlenmekte, hiç bir denetime tabi olmaksızın istenildiği gibi artırılabilmektedir. Hele kağıt… Devlet desteği olmayabilir belki ama, kağıda en yüklü zammı yapmak acaba hangi anlama gelir? Kağıt fiyatları bundan böyle Batı ülkelerindeki fiyatları izleyecekmiş. Yöneticilerimiz, lüks bir tüketim maddesinden söz eder gibi böyle diyorlar, yani kısaca “parası olan kullansın”. Acaba ücretler de Batı ülkelerindeki ücretleri izleyecek mi? Yoksa fiyatlar Avrupalı, ücretler Türk mü kalacak? Ne olursa olsun, yapı malzemesi fiyatlarının 20 kat arttığı bir ortamda kağıt fiyatı 35 kat artamaz, artmamalıdır. Öteki sanayi ürünlerine gelince de, KİT ürünü anamaddelere Hükümet istediği gibi zam yapacak, dilediği zaman para basarak piyasaya sürecek ve sonuçta tüketiciye yansıyan fiyatlar artmayacak.. Nerede görülmüş bu? Yine de ne alüminyum, ne demir; Türkiye’de son on yıl içinde fiyatı en çok artan şey kağıt ve gazete. Yani zam şampiyonu kağıt, en pahalı şey de kültür. |

