| Vehbi Koç’un ardından |
Kaynak :
01.03.1996 -
Yapı Dergisi - 172
|
Yazdır
|
|
Yanılmıyorsam 1958 veya 59 yılıydı İTÜ’de öğrenciyim. İşadamı Vehbi Koç, İTÜ Gümüşsuyu Binasında bir konferans verecekti. Öğrenciler binanın Dolmabahçe’ye bakan köşesindeki anfiyi tümüyle doldurmuşlardı. Koç geldi, konuşmasını yaptı; sorular da soruldu, ama kimse tatmin olmamıştı. • 1978 yılının Eylül ayında YAPI Fuarını ilk kez düzenlemiştik. Bu, bildiğim kadarıyla, Türkiye’de düzenlenen ilk uzmanlık fuarıydı. İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda, o günün olanakları elverdiğince sevimli bir fuar olmuştu. Mimarların, mühendislerin yanısıra kimler ziyaret etmemişlerdi ki bu fuarı?. Bu ziyaretçilerin, onur defterine yazdıklarını Yapı Dergisi’nin 29. sayısında özet halinde vermişiz.
Hep birlikte, geçtiğimiz bütün standları tek tek inceleyerek epeyce dolaştıktan sonra Simtel standına geldiğimizde Vehbi Bey “burada biraz oturalım” dedi. |
Hayretler içindeydim: Vehbi Koç beni hiç tanımazdı ve o gün benim Milliyet’in ekinde çıkan yazımı okumuştu, ve şimdi oradan ayrıntılar aktarıyordu. Hayretimi dile getirdim. “Bak delikanlı” dedi, “ben hiçbir yere hazırlıksız gitmem. Fuar hakkında da bilgi aldım; senin hakkında da. Sen de daima öyle yap.” Dersimi almıştım. Turu tamamlayıp kendisini uğurladık. Ertesi gün Yalçın Alataş beni arayıp Vehbi Bey’in bizim fuarla ilgili olarak Koç kuruluşlarına bir genelge çıkardığını bildirdi. Daha sonra bir kopyası da bize ulaşan genelgede Vehbi Bey “dün gezdiğim fuar hakikaten Avrupa fuarlarından farksızdı” diyerek Fuarı övüyor, Türk Demirdöküm Genel Müdürü Necati Arıkan dışında standlarında bulunmayan öteki Koç Grubu firmalarının ilgililerini eleştiriyor, fuarın pazar akşamına kadar açık olduğunu belirterek Koç Grubu mensuplarının “cumartesi ve pazar” günleri fuarı gezmelerini ve benim Milliyette çıkan makalemi okumalarını tavsiye ediyordu. İş, kendisinin fuarı gezmesiyle bitmemişti; bu olaydan yakınları da en çok oranda yararlanmalıydılar. Vehbi Bey o günlerde 77 yaşındaydı. • Beş yıl sonra, Eylül 1983’te Ağa Han Ödülleri, Topkapı Sarayı’nda Devlet protokolunun ve Kerim Ağa Han’ın da katılacakları bir törende açıklanacaktı. Törenin ardından da bir resepsiyon, daha doğrusu yemek verilecekti. Organizasyon hiç de başarılı değildi, yemek sırasında tam bir kargaşa yaşanıyordu. • Bu sayımızda, Vehbi Bey’in, eşinin adına kurup Türkiye’nin kültür yaşamına armağan ettiği Sadberk Hanım Müzesi’ni okuyucularımıza sunuyoruz. Ayrıca Sur-Oto Binası da yine onun şirketlerinden birine ait. Bu yayınımız tümüyle rastlantısal. Ancak çevremize, evimize, işyerimize şöyle bir dikkatlice bakarsak Koç’un ürettiği, yaşamımızı etkileyen pek çok şeyi görebiliriz. |


