| Vitrin Istakozu Bir Taşkışla… |
Kaynak :
01.11.1985 -
Yapı Dergisi - 62
|
Yazdır
|
|
1950’li yıllarda Beyoğlu’ndaki lüks lokanta vitrinlerinde içi boşaltılmış istakozlar süs olarak dururdu. Daha sonraki yıllarda bu lokantalar yerlerini birahanelere, lahmacunculara bırakırken istakozlar da doğal olarak ortadan kalktı. Bugünlerde Taşkışla ile ilgili olarak duyduklarım, beni hayretten hayrete düşürürken bir yandan da bu içi boş istakozları anımsatıyor. |
İnönü gezisinin bir bölümüne Hilton Oteli, Sheraton Oteli nasıl oturduysa, Taşkışla’nın da üzerine öyle oturulacaktır. Başka bir yazımızda daha değinmiştik: Taksim’den başlayıp Nişantaşı’na kadar giden İnönü Gezisi’ne ne oldu? Hilton Oteli Otoparkının işgal ettiği, tel örgülerle çevrili bu bölge yeniden halka açılamaz mı? Gördüğümüz kadarıyla Sultan Aziz’in Topkapı Sarayı’nın denize kadar inen toprağı için söylediği “şimendifer gelsin, isterse sırtımdan geçsin” sözü hala geçerliliğini koruyor: Otel gelsin isterse sırtıma kurulsun. Oysa marifet şimendiferin sırtımızdan geçmeden getirilmesindedir. Burada konunun bir başka yönüne daha değinmek istiyorum. Şimdiye değin “Taşkışla Teknik Üniversitelilerindir” diyebilirdik. Nasıl ki Galatasaray Lisesi Galatasaraylılarınsa. Burada doğal olarak tapu senedinden söz etmiyorum. Ayrıca böylesine konularda maddi engellerin çok önemli olduğuna da inanmıyorum. Bunun en güzel örneğini Galatasaray verdi. Yıllar önce “İstiklal Caddesi’nde okul mu olurmuş, buraya ne güzel bir otel yapılır” sözleri sıkça duyulur olmuştu. Galatasaraylıların, kurdukları eğitim vakfıyla okullarına sahip çıkarak pek çok olumlu şey gerçekleştirmeleri bu yersiz düşünceleri silip götürdüğü gibi yeni atılım projelerine de yol açtı Şimdi Riva’da çok geniş bir arazi içinde “2000 yılının gencini yetiştirmek” üzere kurulacak yeni lise binası ile birlikte Galatarasay Üniversitesi’nin tasarıları yapılıyor. Ya Beyoğlu’ndaki bina ne olacak? diyeceksiniz.. O bina Galatasaray’ın müzelerini, konferans ve öteki toplantı salonlarını bünyesinde barındıracak ve en önemlisi, Gatatarasay öğrencileri son öğrenim yıllarını, Beyoğlu’ndaki tarihsel Galatasaray’da geçirecekler. Böylece gelenek zincirini daha da güçlendirerek sürdürecekler. Şimdi soruyoruz: Cumhuriyet Gazetesi’nin yaptığı açıkoturumun dışında, Teknik Üniversiteliler neredeler? Niçin Taşkışla’ya sahip çıkmazlar ve Taşkışla’nın bir vitrin istakozu olması konusunda sessiz kalırlar? Fakülteleri çıkartalım ama burası Teknoloji Müzesi olsun pazarlığına oturursanız, Taşkışla, turist gelsin de ne olursa olsun kargaşası içinde otel de olur, kumarhane de.. |


