Yanlış Hesaplar Kaynak : 31.01.2000 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Kulüplerde taraftar sabırsız. Bastırıyor, yöneticileri ödün vermeye ve yanlışlar yapmaya zorluyor. Medya da tiraj-reyting hesabı gereği, taraftarın gönlünü hoş edecek yayınlarla bu tür gelişmelere destek sağlıyor.

Bu olgunun örnekleri çoğalmaya başladı. Son dönemde – bence – ilk kurban Fenerbahçe oldu. Yukarıda söylediğim türden baskılarla antrenör Mustafa Denizli, üstelik hiç de hoş olmayan bir üslupla gönderildi, yeri, yeni bir antrenörle doldurulmaya çalışıldı. Bu değişikliğin kısa sürede iyi bir çözüm getiremeyeceğini o tarihte örnekler de vererek yazmıştım. Şimdi Fenerbahçe zamansız değişikliğin sancılarını yaşıyor. Lorant’ın çapı, bilgisi, deneyimi Fenerbahçe’ye yeter mi bilmiyorum, ama en iyi antrenörün bile “tanımak” için zamana gereksinmesi olur. Lorant, takımı, oyuncuları, rakipleri tanıyıncaya kadar köprülerin altından çok sular akacak.. Anımsayalım : yıllar önce Jupp Derwall bile başlangıçta çok başarısız olmamış mıydı ? Ama ne var ki taraftar sabırsız, takımın bütün maçları kazanmasını, şampiyon olmasını bekliyor. Bu sabırsızlığın yanlışlıkları körüklemesi kaçınılmazdı. Öyle de oldu…

Ya Trabzon’da yaşananlar.. Trabzonspor çok sıkıntılı bir geçiş döneminden sonra yeni bir takım kurdu. Yeni bir takım, yeni bir hoca.. Ancak oradaki seyirci de sabırsız. Onlar da Beşiktaş maçında, yılların talihsizliğini kırıp lig şampiyonluğunu yeniden Anadolu’ya taşımanın hesapları içindeydiler. O maçtaki pankartlar bile buna göre hazırlanmıştı. Ama beklenen olmadı, beş gollük kötü gidişi seyirci serinkanlılıkla karşılayamadı. Koltuklar

söküldü, sahaya atıldı; maç bitirilemedi.

Sonuçta, başta Trabzon olmak üzere herkes zararda. Kulüp ceza gördü; zaten parasal sıkıntı içindeyken koltukların yeniden yapımını göğüsleyecek. Trabzonlular maçları izlemekten yoksun kalacaklar.. Öfkeli seyirci böylece hem kendisine hem kulübe zarar vermiş oldu.

Yanlışlıklar bizde böyle de başka yerlerde çok mu farklı ? Örnekler çoğaltılabilir. İşte İtalya.. Fatih Terim’i gönderen Milan’ın başı şimdi dertte.. Milan’ın Udinese’ye 3-2 yenildiği maçtan sonra taraftarlar soyunma odası çıkışında Terim ve Baresi lehine slogan atmışlar. Futbolcular başka kapıdan çıkarılmışlar ve stattan ancak taksilerle ayrılabilmişler. Gazete haberine göre, İtalyan medyası Terim – Ancelotti kıyaslamasını kızıştırarak, Ancelotti’yi haftanın “Karatahta Cezalısı” ilân etmiş, kenarda aciz kaldığını, karizmasının olmadığını, takıma hırs aşılayamadığını belirtmiş. Corriera dello Sport “Problemin Terim’de olduğunu düşünenler, bugün Ancelotti’yi cezalandıran rakamları görüp daha çok düşünüyor. Ama problem Ancelotti’de değil, Terim’de de değildi” yorumunda bulunmuş.

İşte böyle.. Yönetimler çoğu kez taraftar ve medya baskılarına göğüs geremeyip hata yapıyorlar. Onlardan gelen tepkiler belki tümüyle yararsız değil ama, kimi zaman öfkeli, hoşgörüsüz, artniyetli baskılara dönüşünce gidişi yanlış yönlendiriyor. Öte yandan, eskilerin dediği gibi, “yanlış hesap Bağdat’tan dönüyor.” (Bu söz de sanki Amerikalılar için söylenmiş gibi..)