Yanlış Hesaplar Kaynak : 31.01.2002 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

“Yanlış hesap Bağdat’tan dönerdeyişi vardır. Niçin “Bağdat” bilmiyorum ama, söz çok doğru… Her yanlış hesap bir yerlerden dönüyor. Örneğin Amerika’nın yanlış hesabı da Bağdat’tan dönecek gibi görünüyor. Irak ABD için yeni bir Vietnam olma yolunda.

Anlatmak istediğim konu Irak’la değil, Galatasaray Spor Kulübü Disiplin Kurulu’nun almış olduğu iki ihraç kararıyla ilgili. Disiplin Kurulu gelen bir ihbarı incelemiş ve iki üyenin, 22 yıl önce kulübe verdikleri başvuru formlarında gerçek dışı bildirimde bulundukları gerekçesiyle üyelikten çıkarılmalarına karar vermiş. Galatasaray Lisesi mezunu olmadıkları halde başvuru formlarında oradan mezun oldukları yazılıymış.

Disiplin Kurulu, dosyaları incelemiş, savunmalarını bile almaya gerek görmeksizin verebileceği en büyük cezayı vermiş.

Konu, Kulüp Divanı’na geldi. Divan’ın tüzük uyarınca bu tür cezaları kaldırma yetkisi var. İlişkin oturumda konu enine boyuna tartışıldı. Söz alan hukukçu üyelerin belirttiklerine göre, savunma alınmaksızın ceza verilmesi kabul edilemez bir durumdu. Ayrıca, zaman aşımı da söz konusuydu: en ağır suç olarak görülen cinayet davalarında bile zaman aşımı 20 yıldı. Kısacası, alınmış olan kararlar hukuksal dayanaktan yoksundu.

Kaldı ki, söz konusu üyelerin babaları da kulübün üyesi oldukları için zaten kolayca üye olabilirlerdi; gerçek dışı bildirimde bulunmalarını zorlayacak bir durum yoktu ortada. Anlaşılıyor ki ya birileri yıllar önce on sekizindeki delikanlılar adına formları doldurup sicil kuruluna vermiş ya da formlar değiştirilmiş. Sonuçta, Divan, verilen cezaları oybirliğiyle kaldırdı.

Basit bir çekişme boşuna, Disiplin Kurulu’nun ve Divan’ın bunca zamanını almış oldu. Sorun çözüldü, ancak bir ayrıntı hâlâ aklımı kurcalamakta : Sahiplerine bile gösterilmeyen başvuru formları, şikâyetçilerin eline nasıl geçmişti? 22 yıl sonra nasıl ve niçin gündeme getirilmişti? Bundan sonra da, sesi çokça çıkan üyelerin başına benzer şeyler gelecek miydi?

Galatasaray sevgisiyle dolu, düşündüklerini açıkça söylemekten çekinmeyen iki gencin kulüpten uzaklaştırılmalarını kim istemiş olabilirdi? Divan, bu konunun üzerine gitmedi; ben de burada, kapanmış olan konuyu daha fazla deşmek istemiyorum. Yalnız, Denetleme Kurulu, Sicil Kurulu, Disiplin Kurulu gibi kurulları bağımsız seçimle işbaşına getirecek bir tüzük değişikliğinin gerekli olduğuna değinmekle yetiniyorum.

Galatasaray geleneğinde şikâyet, gammazlama yoktur; dayanışma vardır. Kulüp Divanı yapılan haksızlığı silerken bu töreyi bir kez daha anımsatmış oldu. Üstelik, söz konusu olan yalnızca dayanışma da değildi; demokrasi ve hukuka saygı da en güzel şekilde kanıtlandı.

İşte, görüldüğü gibi, yanlış hesap bir yerlerden dönüyor. Galatasaray’da hak arama yolları açık; demokrasi ve hukuk kuralları işliyor. Bu değerlerin bir gün herkes için gerekli olabileceği de unutulmamalı.

Not : Bu yazı, yaşanan yönetim-teknik direktör bunalımından önce yazıldı. Bu kez olanlar da yanlış hesap türünden; ancak demokrasi değil, kakofoni örneği.