Yanlış Kulüpte Olanlar… Kaynak : 31.07.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Futbol Federasyonu genel kurulu yeterli sayıda delege katılımı olmadığı için toplanamadı. Delegeler Ankara’ya gelmişlerdi; ancak bir bölümü, destekledikleri adayın başkanlık seçimini kazanamayacağını anlayan kimi yöneticilerin ikna ya da engellemeleriyle toplantıya katılmadıkları için, gerekli sayı sağlanamadı. Türk Futbolunun çözüm bekleyen sayısız sorunu ortadayken genel kurul üç ay sonraya ertelendi. Özerkliği yasayla sağlanmış bir federasyonun genel kurulu, delegeler Ankara’da oldukları halde, spora, sportmenliğe yakışmayan ayakoyunları yüzünden toplanamıyor. Büyük bir rezalet.. Utanç verici bir durum..

Toplantıyı torpilleyenlerden birinin de Galatasaray’ın Başkan Yardımcısı Ergun Gürsoy olduğu söyleniyor. Ergun Gürsoy, bir süre önce, adaylardan Kaya Çilingiroğlu’nu destekleyeceğini açıklamıştı. Hatta Kaya Çilingiroğlu’nun adaylığını bile ilk kez Ergun Gürsoy’un telaffuz ettiği yolunda söylentiler yaygındı. Oysa, Çilingiroğlu’ndan önce yarışa katılmış bir Alp Yalman vardı ve Yalman Galatasaray’ın eski başkanıydı, yıllarını spora vermişti ve başka pek çok niteliğiyle de başkanlığa en yakın isimdi.

Galatasaray Yönetim Kurulu destekleyeceği aday konusundaki tavrını ortaya koymadığı için Gürsoy’un kararının kişisel mi, yoksa yönetim adına mı olduğu anlaşılamadı. Galatasaray Divanının 12 Haziran günü yapılan toplantısında, 2. Başkan Atilla Donat “Biz, aday olduğu takdirde hiç kuşkusuz Başkanımız Alp Yalman’ı destekleriz, ancak kimi başka kulüplerin tepkisini çekmemek için bu kararımızı açıklamak istemiyoruz” demişti. Ancak ne var ki, yönetimin sonraki davranışları Donat’ın söyledikleriyle bağdaşmadı.

Kısacası, Galatasaray Yönetimi Alp Yalman’ı desteklemedi. Bir süre önce Yalman’ın Federasyon delegeliğinin Yönetim Kurulu kararıyla iptal edilmiş olmasının da üzerinde ayrıca durulması gerekir.

Ergun Gürsoy’un davranışında iki temel sakatlık görülüyor. Galatasaray’ın eski başkanına, layık olduğu bir görev için, destek vermemek, hatta karşısında yer almak, Galatasaray’ın gelenek ve göreneklerine aykırıdır; demokratik bir genel kurulu torpillemekse spor ve ahlak kurallarına.

Her iki davranış da bir Galatasaraylıya yakıştırılamaz. Galatasaray’ın eski başkanlarının, yalnızca Florya Metin Oktay Tesislerinde duvara asılı resimleri kadar mı hükümleri vardır? Galatasaray Topluluğunda Başkanlar görevde olmasalar da her zaman en üst düzeyde saygı görürler. Üyeler arasında bunu bilmeyen bazı kişilerin olduğu anlaşılıyor. “Öğrensinler” demek kolaydır, ama Galatasaraylılığın öğretilmesi kolay değildir, doğaldır ki öğrenilmesi de.. Ruhlarına, düşünce ve davranışlarına Galatasaraylılık, Galatasaray ilkeleri sinmiş olanlar Galatasaraylıdır. Yoksa, sporcuları, topu hedefe daha iyi attıkları, daha iyi koştukları, daha iyi yüzdükleri için Galatasaray’ı sevenler değil..

Ergun Gürsoy, kulübün yönetim kurulu üyesi, hatta Başkan Yardımcısı olmuş. Şimdi, Yönetim Kurulu’nun yanıtlaması gerekiyor : “Gürsoy bütün bunları kendi adına mı, Yönetim Kurulu talimatıyla Kulüp adına mı, ya da başka birinin emirleri doğrultusunda mı yapmıştır ?”

Bu sorunun yanıtını beklerken bir kez daha vurgulayalım : Bu davranışlar bir Galatasaraylının davranışları olamaz. Galiba, yanlış kulüpte olanlar var..