Yapı-Endüstri Merkezi’nin 35. Yılı Kaynak : 01.03.2002 - Yapı Dergisi - 244 | Yazdır

Mart 1968’de kurulmuş olan Yapı-Endüstri Merkezi 34. yılını tamamlamış bulunuyor. Ayrıca, Yapı fuarlarının 25. yıldönümü ile, YAPI Dergisi’nin 250. sayısı da yine 2002’ye rastlıyor.

Yapı-Endüstri Merkezi, aradan geçen 34 yıl içinde pek çok etkinliğe imzasını attı. Bu açıdan bakıldığında her yıl pekala bir etkinliğin önemli bir yıldönümü kutlanabilir ya da 250.sayı örneğinde olduğu gibi, özel günü, özel ayı olabilir.

Kuruluş evresinde, yapı teknolojisi ve yapı malzemesi konusunda bir bilgi merkezi olmak amaçlanıyordu. Oysa o tarihlerde Türkiye’de henüz “bilgi çağı” sözü bile ortalarda yoktu. İsterseniz, YEM’in kurulduğu günlere bir göz atalım. O günlerde okurlarımızın bir bölümü herhalde dünyada bile değildi; o günleri yaşayan ve anımsayanların sayısı ise giderek azalıyor.

1968 yılıydı. Bilgisayarın çok ilkel öncü modelleri tek tük, büyük kamu kuruluşlarında ve kimi üniversitelerde görülebiliyordu. Bunlar, kart sistemiyle çalışan düşük kapasiteli kocaman makinelerdi. TRT’nin ilk TV yayını o yılın Ocak ayının son günü, o da siyah beyaz olarak başlamıştı. Kentleşme bütün hızıyla sürerken, konut sorununu dile getiren günün İmar ve İskân Bakanı Haldun Menteşeoğlu, “İstanbul 8 milyona çıkarsa ne yaparız?” diyordu.

Toplumsal ve siyasal bakımdan Türkiye, sonradan, “68 olayları” olarak anılacak gençlik hareketinin özgürlük ve bağımsızlık hedefi gösterileriyle çalkalanıyordu. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel’di. Belki de öğrenci hareketlerinin kendisine verdiği rahatsızlığın etkisiyle daha uslu (!) öğrenciler yetiştirmenin peşinde, “İmam-Hatip okulları taassuba karşı açılmış aydınlık pencerelerdir” görüşünü ileri sürüyor (10.9.1968), iki ay sonra da “Herkesten çok Atatürkçüyüz” diyordu (16.11.1968). Zaten Milli Eğitim Bakanı İlhami Ertem, 21 Şubat’ta, “Gayemiz her ilde bir imam-hatip okulu açmaktır” demişti (1). Kısacası, hükümet, “düşünce” yerine “iman” peşindeydi.

O yıl dolar 9.08 TL, enflasyon yüzde 3.9, ekonomik büyüme hızı ise yüzde 6.7 idi.

Özetlersek, Türkiye’de ekonomik gidiş iyi, hal ve gidiş yine kötüydü.

Dış dünyada ise yılın en önemli iki gelişmesi vardı. Birincisi, başta Avrupa olmak üzere Amerika kıtasını, Ortadoğu’yu ve kimi Asya ülkelerini sarsan öğrenci hareketleri, ikincisi ise Prag Baharı’nın Sovyetler Birliği güdümünde Varşova Paktı kuvvetlerince ezilmesiydi.

YEM, işte böyle bir dünya ve Türkiye ortamında kuruldu.. Yapı malzemesi ve teknolojisi alanında bir bilgi merkezi olacaktı ama, ülkemizdeki yapı teknolojisi ve malzeme endüstrisi bugünküyle hiç kıyaslanamayacak kadar cılızdı. Biz böylece, bilgiden çok az söz edilen ve bilgiyi destekleyecek malzemenin çok az olduğu bir dönemde, bir bilgi merkezi kurmanın peşindeydik. Olanakları kendimiz yaratmak zorundaydık. Gücümüz, kurmak istediğimiz işe olan inancımızdan besleniyordu.

Önce Harbiye’deki daimi sergi açıldı; onu başka etkinlikler izledi: Yapı Katalogları ve öteki teknik kataloglar (ilki 1973), daha sonra Yapı Kataloğu’nun İngilizce baskısı ve iki dili birden kapsayan CD’si. Gezici Sergiler, YAPI Dergisi (1973), YEM Kitabevi (1973), Yapı Fuarları (Türkiye’nin ilk uzmanlık fuarı olarak önce İstanbul, 1978; sonra Ankara ve İzmir), YEM Yayınları (1975), Uluslararası Yapı Merkezleri Birliği UICB’ye üyelik, yönetiminde görev alma ve başkanlık; yüzlerce konferans, çeşitli düzeylerde kurslar, seminerler, açıkoturumlar, özel konulu sergiler, teknik geziler, Başvuru Kitaplığı, Araştırma Bölümü (YEMAR), Archiprix diploma öğrencileri yarışması ve nihayet internet ortamında bilgi bankası ve bilgi verme hizmetleri… Kazanılan ödüller…

Bütün bu etkinliklerin ayrıntılarına girmenin gerekli olduğunu sanmıyorum. Şunu söylemekle yetinelim: Yapı-Endüstri Merkezi 34 yıl boyunca düzeyini yükselterek geliştirdiği etkinliklerine her yıl yenilerini ekleyerek büyüdü ve yalnızca “yapı” konusunda bir bilgi merkezi olmakla kalmadı, sürekli etkinlikleriyle aynı zamanda bir mimarlık kültürü merkezi oldu. Çabalarımız sizlerden aldığımız güçle yine gelişerek sürecek.

(1) Cumhuriyetin 75 Yılı, YKY, Cilt 2, s.603-604.