YER SARI, GÖK KIRMIZI Kaynak : 22.05.1997 - Cumhuriyet Gazetesi | Yazdır

Galatasaray’ın futboldaki şampiyonluğunun, ligin sonuna iki maç kala belli olması üzerine, iki gazetenin spor sayfalarının manşeti böyleydi : “Yer Sarı, Gök Kırmızı”.

İnsanların yüzde yetmiş beşinin futbolla yatıp, futbolla kalktığı bir ülkede şampiyonluk doğal olarak çok önemlidir. Hele, birkaç yıl önce bir derginin de kapağında vurguladığı gibi, “Taraftarda da Şampiyon” Galatasaray’ın şampiyonluğu… Büyük takımların taraftarları için tek başarı “şampiyonluk” tur; bunun dışındaki dereceler başarıdan sayılmaz.

Galatasaray’ın son beş yıldaki üçüncü şampiyonluğu bu.. Beşte üç, yani son beş yılda Galatasaray’ın profesyonel futbol ligindeki başarı oranı yüzde altmış.

Sağlanan başarıda, başta yönetim olmak üzere, teknik kadronun, futbolcuların, Galatasaray seyircisinin, bunların hepsinin, ama hepsinin payı var. Bu zafer Galatasaray’daki birlik ve beraberliğin, iyi düşünmenin, inancın, disiplinli çalışmanın, becerinin zaferidir.

Faruk Süren ve arkadaşları yönetimlerinin ikinci yılında istikrarlı bir yönetimle başarıyı yakaladılar. Fatih Terim ekibinin oluşturduğu teknik kadro, Hagi önderliğinde sporcular, disiplinli çalışmanın güzel bir örneğini verdiler. Fatih Terim Galatasaray’daki futbol yaşamının 15. yılında şampiyonluğu yakaladı : işte, inancın zaferi.

Galatasaray seyircisi iyi günde de, kötü günde de desteğini cömertçe verdi. Sezon boyunca Galatasaray seyircisinin sayısı Fenerbahçe’ninkinin iki katına ulaştı.. Böylece, takımla birlikte Galatasaray seyircisi de şampiyon oldu.

Başkan Faruk Süren’in şahsında, başarıyı getirenlerin hepsini sevgiyle kutluyorum.

Şimdi,

gelelim Galatasaray’ın şampiyonluğunda, rakip kulüplerin katkılarına..

Fenerbahçe, Ali Şen’in başkanlığında en büyük katkıyı yaptı. Geçen sezon hakemleri “koruma” altına alan Ali Şen, bu kez hakemlerle, Federasyonla, medyadaki kendi üyeleriyle kavgaya girişti. Sezon ortasındaki yönetim ve antrenör değişiklikleri Fenerbahçe’yi sarstı. Çekişmeler, Fenerbahçe’den çok şey götürdü. Belki, Sayın Şen’in bunları şov için yaptığı söylenebilir, ama futboldaki başarısının şovdaki başarısına ulaştığı söylenemez.

Beşiktaş’ta Süleyman Seba’nın yıllardan beri süren başarılı yönetimi aşınma yolunda.. Yönetimlerde yalnızca hatalar birikir, başarılar unutulur.. Beşiktaş’ta da böyle oldu. Yıl ortasındaki yönetim değişiklikleri, yönetici-futbolcu çekişmeleri, verilen – affedilen cezalar, gereksiz “şerefli ikincilik” söylemleri Beşiktaş’ın yolunu tıkadı.

Trabzonspor’da da sezon ortasında gerçekleştirilen yönetim ve antrenör değişiklikleri, taraftarların hoşgörüsüz davranışları, başarıyı olumsuz yönde etkileyen etmenler oldu.

Bütün bu yan etkiler Galatasaray’ın başarısını gölgelemez, hatta tam tersine arttırır. Anılan kulüplere de ne yapmaları gerektiğini, “doğruları” gösterir.

Şimdi, bütün zafer şarkıları Galatasaray için.. Ancak şu anda Galatasaray yönetiminin önünde dev gibi sorunlar olduğu unutulmamalı. Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde aynı başarı çizgisini sürdürmek, diğer spor dallarında da başarılı olmak, mali durumu düzeltmek, şirket kurma çalışmaları, tesisler…

Zafer şarkıları, bunları engellememeli..

Daha nice başarılara…