Yeşil Binalara Doğru Kaynak : 01.07.2007 - Yapı Dünyası | Yazdır

Çevre sorunlarına ilişkin kaygılar arttıkça “Yeşil Binalar” ve “Yeşil Mimarlık” bütün dünyada yükselen değer olmaya doğru gidiyor. Bizim de bu gelişmeye ayak uydurmamız gerektiği açık: Ülkemizin geleceği için… Dünyanın geleceği için…

Dünyanın son yıllarda karşı karşıya kaldığı küresel ısınma, küresel iklim değişikliği ve ekolojik sorunlar herkese çevre konularında daha duyarlı olmak gibi bir sorumluluk yüklüyor. Doğal dengeyi olumsuz anlamda en çok etkileyen alanlardan biri yapı sektörüdür. Bu nedenle sektör de, mimarlık da, ilişkin mühendislik dalları da dünyayı ekolojik bir felakete sürüklenmekten kurtarmak için üstüne düşeni yapmak adına daha bilinçli ve duyarlı davranmak zorunda. Nitekim, UIA Uluslararası Mimarlar Birliği de 1 Ekim 2007 Dünya Mimarlık Günü’nün temasını, “Sıfır CO2 Emisyonlu Mimarlık” olarak belirlemiştir.

“Yeşil (ekolojik) Mimarlık” ı kısaca şöyle tanımlayabiliriz: “Çevre sorunlarının doğal yaşamı tehdit edecek boyutlara varması nedeniyle enerji tasarrufuna duyarlı, etkin yalıtımlı, güneş ışınlarından ve gün ışığından yararlanan, olabildiğince geri dönüştürülebilir malzeme kullanan mimarlık türü”. Rüzgâr gücü, güneş ışıması ve dönüştürme teknikleri gibi çevresel enerji kaynaklarından yararlanan kendine yeterli binalar ekolojik mimarlık örnekleridir.

Kaynakları giderek azaldığı ve yetersiz kaldığı için günümüzde enerji pahalıdır. Fosil yakıt kaynakları tükenmekte, hidroelektrik santrallar su bulmakta zorlanmakta, nükleer santrallar risk içermektedir. Enerjiyi bilinçsiz kullandığımızda hem daha çok para harcıyoruz, hem de çevreyi kirletiyoruz. Gelinen noktada, yeni çözümler üretilmesi gerekiyor. Ortada şimdilik doğal kaynaklara yönelmek ve aynı zamanda enerjiyi olabildiğince az tüketmekten başka çare görünmüyor. Bilindiği gibi, kaynak tüketiminde en akılcı yol tasarruftur.

Bugün atık gazların birikimiyle oluşan sera etkisinin ve karbondioksit emisyonunun yüzde 50’si inşaat ve ulaşım sektörlerinden kaynaklanıyor.

Bunu dikkate alarak, yeşil binaları hedefleyen bir mimariye ve yapılaşmaya yönelmemiz gerektiği açık.

Bu sürecin, planlamadan yani binaların doğru yerleştirilip yönlendirilmesinden, birbirleriyle ve çevreyle olan ilişkilerini dikkate alarak konumlandırılmasından başlaması gerekir. Ayrıca, yapıların hem yapım hem de kullanım aşamasında olabildiğince az enerji tüketmesine özen gösterilmesi kaçınılmaz bir zorunluluk olarak önümüzde duruyor. Hattâ bu da yetmiyor; bir yapının, ömrü boyunca ihtiyacı olacak enerjiyi doğal yollarla kendisinin üreterek karşılaması bekleniyor.

Kısa vadede, derhal uygulanabilecek çözümler de yok değil. Örneğin, aydınlatmada kullanılan elektrik enerjisini azaltmak için binaları doğal ışıktan olabildiğince çok yararlanacak şekilde yerleştirmek ve düzenlemek doğru bir adımdır… Isı kaybını azaltmak için yalıtıma önem vermek gerekiyor. Aksi halde ısıtmak (ya da soğutmak) için daha çok yakıt harcamak gerekecektir. Bu daha çok para, daha çok yakıt harcamak, havaya daha çok karbondioksit salmak demektir. Bu yoldan, karbondioksitin küresel ısınmayı kamçılayan etkisiyle iklim değişmelerine neden oluyoruz. Kısacası, hem daha çok para harcıyoruz hem de küresel ısınmaya yol açıyoruz. Dünyanın ve çevremizin sağlığı için gerekli bütün önlemleri gözetmek zorundayız.

Yeşil binalar için öncelikle gereken; doğru projeler üretilmesi, doğru teknoloji ve malzemeler kullanılmasıdır. Yapının yaşamı boyunca enerji tasarrufu sağlayıcı malzemeler kullanmak da artık yeterli görülmüyor; kullanılan malzemenin üretilmesi hattâ yapı yerine taşınması evresinde harcanan enerji miktarının hesaba katılması da giderek önem kazanıyor.

Sürekli olarak tekrarladığım bir cümleyi buraya da aktarmak isterim: “Yapılar her şeyden önce, bilgiyle yapılır; bir girdi olarak bilgi, malzemeden, kum-çakıldan daha önemlidir.” ”Karşılaştığımız sorunların çözümü için bilgi ihtiyacı bugün daha da artmış bulunuyor. Yapıları bu anlayışla yaparken bir yandan da hiç kuşkusuz, doğal değerleri, yeşili, ormanları, suları, sulak alanları da koruyacağız, hattâ artırmaya çalışacağız.